Yolcu - gitmek

Yolcunun Ramazan Orucu

Hz. Âişe Radiyallâhu Anhâ anlatıyor:

Hamza ibni Amr el-Eslemi Radiyallâhu Anh, Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellemden yolculuk sırasında tutulan orucu sordu. Kendisi çok oruç tutan birisiydi.

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle cevap verdiler:

“Dilersen tut, dilersen tutma.”[1]


Hz. Enes Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Biz Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem ile beraber (seferde, yolculukta) idik. Bir kısmımız oruçlu, bir kısmımız oruçsuz idi. Ne oruçlu oruçsuzu ayıplıyor, ne de oruçsuz oruçluyu kınıyordu. [2]


Ebu Said el-Hudri Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemle beraber Ramazan ayında yolculuğa çıkardık. Ne oruç tutan tutmayanı, ne de tutmayan tutanı ayıplardı.[3]


Amr ibni Ümeyye ed-Damri Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Bir sefer dönüşü Resulullah Sallallâhu Aleyhi Veselleme uğradım. Bana:

“Ey Ebu Umeyye, sabah yemeğini bekle (beraber yiyelim)” buyurdular.

Ben, “Oruçluyum” dedim.

“Öyleyse gel yaklaş, sana yolcudan haber vereyim de dinle!” dedi ve devamla:

“Allah Teâla Hazretleri yolcudan orucu ve (dört rekatlı farz) namazın yarısını kaldırdı” buyurdu.[4]


Muhammed ibni Ka’b anlatıyor:

Ramazan’da Enes ibni Malik Radiyallâhu Anhın yanına geldim. Sefer hazırlığı yapıyordu. Devesi hazırlandı, yolculuk elbisesini giydi. Yemek getirtip yedi. Ben kendisine:

“(Yola çıkarken orucu bozmak) sünnet midir?” diye sordum.

“Evet!” dedi ve bineğine atlayıp yola çıktı.[5]


Seleme ibni Muhabbak Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem buyurdular ki:

“Kim sefer sırasında Ramazan’a erer ve yanında kendisini karnını doyuracak yere kadar götürecek bir bineği varsa, nerede olursa olsun orucunu tutsun(yani orucunu tutmayı tercih etsin).”[6]

 

Kaynaklar:

[1]Buhari, Savm: 33; Müslim, Sıyâm: 103; Muvatta, Siyâm: 24; Tirmizî, Savm: 19; Ebu Dâvud, Savm: 42
[2]Buhari, Savm: 37; Müslim, Sıyâm: 98; Muvatta: 23; Ebu Dâvud, Savm: 42
[3]Müslim, Sıyam: 95; Nesâi, Sıyam: 59
[4]Nesâi, Savm: 50
[5]Tirmizî, Savm: 76
[6]Ebû Dâvud, Savm: 44

Bir Cevap Yazın