yer sofrası

Sofranı Ve Gönlünü Açık Tut

Peygamber Efendimiz(S.a.v) şöyle buyuruyor:

“Cimri ile cömerdin durumunu göğüsleri ile köpürücük kemikleri arasına zırh giyinmiş iki kişinin durumuna benzer.
Cömert,infak ettikce,üzerindeki zırh genişler uzar,ayak parmaklarını örter ve ayak izlerini siler (adeta yerlerde sürünecek derecede genişler.)
Cimri ise bir şey vermek istediğinde zırhın halkaları birbirine iyice geçer, onu sıkıştırır; genişletmek için ne kadar çalışsada başaramaz .”
(Buhari,Cihad,89;müslim Zekat 76-77)

Mevlana-kuddise sırruh-vermenin şahsiyete geri dönüşünü çarpıcı bir üslupla şöyle ifade eder.
ALLAH (C.C.) yolunda ekmek verirsen sana ekmek;can verecek olursan can verirler…
Nazif Gürdoğan bey,in anlattığı şu hadise mevzumuza ne güzel örnektir:

Rahmetli Muzaffer Özak hoca, Karagümrükte ilk defa Dergah,ta tanıdığı Tosun Bayrak’a: 
– Sen bizim amerika,daki elimizsin gider gitmez çalışmaya başla!
diye iltifatta bulunur. O güne kadar tasavvuf kültüründen uzak kalan bayrak:
– Nasıl olur efendim ben daha işin başındayım! diyince 
Özak Hoca:
 – Evini sofranı ve gönlünü dostlarına gece gündüz açık tutarsın olur…der.
Gündoğan bey devamla diyor ki:
– O günden sonra Tosun Bayrak evini, sofrasını ve gönlünü dostlarına açtı ve bugün New York, ta çok uluslu bir sohbet halkası oluşturdu… 

Bir Cevap Yazın