160376

Ramazan’ı Anlatmak

Ramazanda gençlerin, hatta çocukların bu yoğun manevi neşeyi tatması için bizim yeni bir şey icat etmemize lüzum yok.

Geçmiş güzelliklerimizi öğrenip onları yaşatmamız lazım. Mesela Medine’de Ramazan, çocukların arefe akşamı Uhud’a gidip, Uhud’dan oynaya oynaya, şeker yiye yiye akşam ezanı vaktinde Mescid-i Nebi’ye gelmeleri ve Medine valisi ile Medine kumandanı tarafından çocuklara hediye verilmesi ile başlardı. Teravih ondan sonra gelirdi.

İstanbul’da  da Ramazan gelirken, sokak badanalarından tutun da, dükkanların vitrin tazimlerine kadar her şey değişiyordu. Her şey kendi diliyle insana,”Bak Ramazan geliyor” diyordu.

Çocuklara, fevkalede özellikli zamanlar yaşatılıyordu. Sahur adetimiz vardı. Sahur adetimiz, bir yemekten ibaret değildir. Uykuyu terk edip sahura kalkmanın güzellikleri var…

Yabi bu nevi sosyal adetlerimizle her şey canlıydı.Bayram bile bir başka gelirdi. Çocuklara uzun yaz günlerinde “Su orucu bozmaz” diyerek onlara sabır öğretilirdi…Aşikar oruç yememe terbiyesi verilirdi.

Bir Cevap Yazın