270712-oruc22

Oruç Bedenin Zekâtıdır

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur.
(İbni Mâce, Sıyam: 44)



Zekâtı sade mal olarak adlandırmamız gerekir.Her bir nimetin kendine göre bir zekâtı vardır.Örneğin, İlmin zekâtı bildiğini başkalarına öğretmek, ömrün zekâtı namaz kılmak, malın zekâtı hakkını vermek, bedenin zekâtı da oruç tutmaktır.
Oruç tutan insan, vücudunun da, sahip olduğu nimetlerin de kendi malı olmadığını, istediği zaman yiyip içemeyeceğini anlar. Oruç insana kendine emanet bulunduğu, gerçek mal sahibi, mülk sahibinin kimin olduğunun farkına varır ve onun emri olmadan yiyemez,içemez. 

Zekâtın bir manası da temizliktir. Maldan verilen zekât onun temizlenmesine, çoğalmasına, bereketlenmesine sebep olduğu gibi, oruç da bedenin maddî ve manevî temizlenmesine, sağlık ve bereketin artmasına sebeptir.

Böylece, insan gerçek nimet sahibi olan, mülk sahibi olan Rabbine şükranda bulunur. Nimetlerin doğrudan doğruya Ondan geldiğini bilir. Bedenimizde bu nimetlere karşı şükrünü, o’nun zekâtı olan oruçla yapmaya çalışırız.

Zaten zekât bir çeşit şükürdür. Oruç ise, “büyük bir şükrün anatarı” hükmündedir. Oruç sayesinde mü’min, merhametlilerin en merhametlisi Allah’ın verdiği nimetleri farkını varıp nimetlerin kıymetini düşünme fırsatı bulur. 

Zekât veren insan malını kir ve günah pisliklerinden temizlediği gibi, oruç tutan da vücudunu günahlardan öyle temizlemiş sayılır. Ter temiz bir vücut ve ruha sahip olur.

Bir Cevap Yazın