dunya

Nereden Geldik, Gidiş Nereye?

Hayat ve kainat ibretle seyredildiğinde, cevapları ruhumuzun derinliklerinde gizli pek çok sual ile karşılaşılır.

Bu cihana nereden geldik? Niçin yaratıldık? Bu cihan nedir ? Kimin mülkünde yaşıyoruz? Nasıl yaşamalıyız? Nasıl düşünmeliyiz?
Nereye gidiyoruz? Fani hayatın hakikati nedir? Ölüm gerçeğinin sırrı nasıl çözülür? Ona nasıl hazırlanılır?

Allah, içinde yaşadığımız dünyayı; maddi ve manevi, ruhani ve nefsani cazibeli bir imtihan salonu olarak yaratmıştır.
Ona, çekidüzen vermiş, manevi, yani ruhani tarafı gönülleri cezp edecek ilahi güzellikler ihsan buyurmuştur. Lakin maddi, yani nefsani tarafı da fani lezzetler karşısında ölümleri unutturmuş, faziletler ve hakikatleri bıraktırmış, akıl-mantık, ahlaki neş’eler, vicdan ve insaflar
alt üst olmuş, türlü insani kıymetler çiğnenmiş, nefis hesabına zulümler ve cinayetler işlenmiş, içinden çıkılmaz derin sapıklıklara ve
katrani azgınlıklara düşülmüştür. Mezar kenarlarına kadar sürüklenen bu çılgınlıklar, perişan bir ömür ağlayışıdır.

İstikbalini düşünen her akıl ve kalp sahibi insan; istidat, kabiliyet ve muhabbetimizi manevi bir nizam içinde ilahi gayeye doğru yürümek zorundadır.

Bir Cevap Yazın