Etiket arşivi: sevabı

İftar Vermenin Sevabı

 Zeyd ibni Halid el-Cüheni Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

“Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez.”[1]


Bir kardeşimizin iftar davetine gidip, yiyip içtikten sonra ona dua etmek de bir sünnettir.

Nitekim Abdullah ibni Zübeyr Radiyallâhu Anhın anlattığına göre, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, Sa’d ibni Muaz Radiyallâhu Anhın evinde iftar yapmış ve onlara şöyle dua etmişti:

“Eftara indekümü’s-sâimûne ve ekele taâmekümü’l-ebrâru ve sallet aleykümü’l-melâike. (Yanınızda hep oruçlular iftar etsin. Yemeğinizi iyi insanlar yesin. Melekler de size dua ve istiğfarda bulunsun.)”[2]


Ramazan’da iftar verene meleklerin duası

Ebu’ş-Şeyh, İbni Hıbban’ın bir rivayetinde Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

“Ramazan ayında kim helal kazancından bir oruçluyu iftar ettirirse, Ramazan’ın bütün gecelerinde melekler ona dua eder ve Kadir Gecesinde Cebrail Aleyhisselâm onunla musafaha eder (tokalaşır). Cebrail Aleyhisselâm kiminle musafaha ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır.”

Ravi der ki:

“Ya Resulallah! Oruçluyu iftar ettirecek bir şeyi yoksa ne yapacak? Bana bildir” dediğimde:

“Bir avuç yiyecek de yeterlidir” buyurdu.

Ben, “Bir lokma ekmek de bulamazsa?” deyince:

“Birazcık su ile karıştırılmış süt ikram eder” buyurdu.

Ben, “Yanında o da yoksa?” deyince:

“Bir içim su” buyurdu.[3]

 

Kaynaklar:

[1]Tirmizî, Savm: 82; İbni Mâce, Sıyam: 40
[2]Müsned, 3:138
[3]et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2:431

Oruc’un Mükâfat Kapısı

Her amelin karsiligi kulun emegi nisbetinde ödenir ve miktari bellidir. Her iyilige on mislinden yedi yüz misline kadar, bazi gün ve gecelerde ise, daha fazla mükâfat vardir. Ancak oruç müstesna. Orucun ecri çok daha fazladir. Zira Allahu Tealâ hadis-i kudsî­de buyurur ki: “Oruç benim içindir onun mükâfatini ben verecegim. (Zira) oruçlu kisi yiyecek ve içecegini sirf benim için birakti.” (Müslim). Kur’an-Hakim’de ise “kadir gecesi bin aydan hayir­lidir” buyrulmaktadir.

Burada, yapilan bir hayrin Allah tarafindan otuzbin katiyla da ka­bul edilebilecegine dair Kur’anî bir delil mevcuttur. Su halde bir kul orucun sartlarina riayet ettigi nispette, otuzbin mislinden fazla bir mükâfata bile mazhar olabilir. Ilâhî rahmetten bu umulabilir.

Oruç tutan kimse Allah’in izniyle cehennem atesinden kurtulur. Zira hadis-i serifte, “Kim Allah’in rizasi için bir gün oruç tutarsa, Allah onunla ates arasina genisligi yer ile gök arasini tutan bir hendek kilar” (Tirmizî) buyurulmaktadir. Diger bir hadis-i serifte ise, cennette “Reyyan” denilen kapidan sadece oruçlularin girecegi belirtilmektedir. (Buharî) 

Benzeri daha birçok hadis-i serif mevcuttur. Hâlâ gönlü mutmain olmayanlar için, Efendimiz A.S.’in su büyük müjdesini aktarmakla yetinelim: “Oruçlu için iki sevinç vardir: Birincisi orucu açtigi zamanki sevincidir. Digeri de Rabbi’ne kavustugu zamanki sevincidir.” Hadiste zikredilen ikinci sevinç, Cemalullah’i seyr ve temasadir ki, dünyada ve ahirette bundan büyük mükâfat yoktur.