Hikaye-Kıssa

Parayı Yutunca

İbnü’l-Kayserânî’nin güler misin, ağlar mısın cinsinden bir macerası vardır. Muhtelif ilim merkezlerini dolaşıp Tinnis’e vardığında elinde bir ekmek parası kalmıştı. Ama hadis yazacağı kâğıdı da tükenmişti. Kâğıt alsa aç kalacaktı; ekmek alsa öğreneceği hadisleri nereye yazacaktı. Üç gün boyunca ne yapacağına karar veremedi. Dördüncü gün açlıktan gözleri kararmaya başlayınca ekmek almaya karar verdi. Madeni parayı ağzına alıp fırının yolunu tuttu. Ama ne olduysa işte o sırada oldu. Parayı yutuverdi. Sonra da oturup garip haline gülmeye başladı. Derken Tinnisli bir tanıdığı çıka geldi ve neye güldüğünü sordu. O önemli bir şey olmadığını söyleyerek geçiştirmek istedi; çünkü o güne kadar kimseye parasızlığından söz etmemiş, kimseden yardım istememişti. Ama kendiliğinden gelen ikrâmı da geri çevirmezdi. Adam ne kadar ısrar ettiyse ağzından laf alamadı. Sonunda, “Neye güldüğünü söylemezsen karım boş olsun” deyince, olup biteni ona söylemek zorunda kaldı. O da bu garip hadis talebesini alıp evine götürdü ve çeşitli ikramlarda bulundu.

Matbaanın bulunmadığı o günlerde kitaplar elle yazılarak çoğaltılırdı.  İbnü’l-Kayserânî de isteyenlere hadis kitaplarını yazarak geçimini temin ederdi. Bu değerli âlim daha sonraları çoğu hadise, bir kısmı tasavvufa dair onlarca eser kaleme aldı

Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi

Bir Cevap Yazın