Kategori arşivi: TEMEL DİNİ BİLGİLER

Temel Dini Bilgiler

İmanın Şartları

İman bir şeye kesin olarak inanmaktır.

“inandım” sözünü kalben tasdik etmektir.

Peygamberimizin(S.a.v) maddeler halinde saydığı imanın esasları,”imanın şartları”olarak kabul edikmektedir. İmanın şartı altıdır.Bunlar;

  1. Allah’ın varlığına ve bir olduğuna inanmak:İmanın ilk şartıdır. Allah’a iman,tüm kainatı ve kainattakileri O’nun yarattığını,haber verdiği her şeyin doğru olduğunu ve her şeyden haberdar olduğunu, yalnızca O’na ibadet edileceğini bilmek ve inanmaktır.
  2. Meleklere inanmak: Meleklere Allah’ın (c.c) Kur’an’da, Rasulullah’ın (s.a.s) sahih hadislerinde onları vasfettiği şekilde iman etmek lazımdır ve bu iman şöyle olmalıdır: Melekler Allah’ın kullarıdır. Onlarda dişilik ve erkeklik yoktur. Nurdan yaratılmışlardır. Bir an bile Allah’a karşı isyan etmez, günah işlemezler. Devamlı Allah’a ibadet ederler. Kur’an-ı Kerim’de ve sahih hadislerde isimleri zikredilenlere isimleriyle; (Cebrail, Mikail, İsrafil, Malik, Rıdvan gibi) isimleri zikredilmeyenlerin de hepsine birden iman edilmesi gerekir.
  3. Kitaplarına inanmak:Peygamberlere gönderilen küçük ve büyük kitaplardır.Büyük kitaplar;”Tevrat,Zebur,İncil ve Kur’an-ı Kerim’dir. Bazı peygamberlere de küçük hacimli sayfalar halinde kitaplar gönderilmiştir.
  4. Peygamberlere inanmak:Allah Teala’nın kullarına dinlerini öğrenmesi için gönderdiği seçkin insanlara peygamber denir.Allah’la insanlar arasında elçilik yaparlar.İlk  peygamber Hz. Adem, son peygamber Hz. Muhammed Mustafa(S.a.v)’dir
  5. Ahiret Gününe inanmak:Herkes öldükten sonra dirilecek, hesaptan sonra Cennet veya Cehenneme gidecektir. Cennet ve Cehennem şimdi vardır. İkisi de sonsuzdur. Müslümanlar Cennette ebedi, kâfirler de Cehennemde ebedi kalacaklardır.
  6. Kadere İnanmak:Hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmaktır. Allah iyinin ve kötünün kendisinden geldiğini ve bunu kullanmanın insanların inisiyatifinde olduğunu bildirmektedir. Kazalar ve hastalıklar bazı sınavlardır. Bu durumlarda müslümanın Allah`a olan güven ve inancı imtihan edilmektedir. Allah insanlara iyi ya da kötüyü tercih etmede seçim hakkı sunmaktadır. Her insan yaptıklarının sorumluluğunu kendisi çekecektir.

Kaynak:T.Finans Takvim Yaprağı

Kelime-i Şehadet

İslamın’ın ilk şartı şahadet getirmektir.Yani,”Eşhudü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu  ve Resuluh” demektir. Anlamı: Ben şahitlik ederim ki, Allahtan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed(S.a.v) Allah’ın kulu ve elçisidir.

Bir Müslüman’ın ömründe bir defa, sesli olarak çevresindekilere duyurarak şahadet kelimesini söylemesi farzdır.

Şahadet kelimesini, dili ile söyleyip kalbi ile tasdik etmiş olan bir Müslüman, Allah’ın emirlerini yapacağına, yasaklarından kaçınacağına söz vermiş olur.Aynı zamanda, Allahın Elçisi Hz.Muhammed’in(S.a.v)Allah’tan getirdiği bütün emirlere uyacağına ve onun yolunu takip edeceğini kabullenmiş olur.

Şahadet kelimesini diline ve kalbine tesbih etmek, şeytan ve nefsin aldatıcı isteklerine set çekmeyi sağlar. Allah’a ve Elçisine sevgiyi arttırır. Gönlü yumuşatır,aklı berraklaştırır.

Zekat

Zekâtin Faydaları

Zekât, insanı cimrilik hastalığından, mali fakirin hakkından temizleyen, zenginlerde şefkat ve merhamet duygularını geliştiren bir ibadettir.
Zekât sayesinde fakirlerin kalbindeki haset ve kıskançlık ortadan kalkar. Kendilerine yardim eden zenginlere karsi sevgi ve saygı meydana
gelerek toplumda birlik ve kardeşlik kuvvetlenmiş olur.İslâm Dini, toplumun dertlerini tedâvi eden, ihtiyaçlarını karşılayan birçok
esaslar getirmiştir. Allah’in emri olan zekât, bir sosyal yardimlasma sistemidir. Zekât malin büyümesini ve bereketlenmesini saglar.
Zekâtı verilen serveti, yok olmaktan, kötü insanların zararından Allah korur. Sevgili Peygamberimiz söyle buyuruyor:
” Mallarınızı zekât ile koruyunuz. ” (et-Tergib ve’t-Terhib, c.1, s.520)

 

Zekat Kimlere Farzdır?

Zekat, Müslüman, erginlik çağına gelmiş, akilli, hür ve dinen zengin sayılan kimselere farzdır. Dinen zengin sayilanlar, borcundan ve aslî ihtiyaçlarindan baska “NISAP MIKTARI” mali olan kimselerdir.
Asıl İhtiyaç: Oturulan ev, giyim eşyası, binek arabası, ticaret için olmayan kitaplar, sanatın icrası için gerekli aletler
ve ailenin bir yıllık nafakasıdır.
NİSAP: Dinimizin koyduğu bir zenginlik ölçüsüdür. Bu ölçüye göre: Aslî ihtiyacindan baska 81 gram altini, 561 gram gümüsü veya bu miktarlar karsiligi parasi veya ticaret mali bulunan, kirk koyun veya keçiye, otuz sigira veya bes deveye sahip olan müslümanlar “NISAP MIKTARI” mala sahip olmus sayilirlar.
Asli ihtiyaçtan baska bu miktarlarda mala sahip olduktan sona tam bir yil geçince zekat farz olur.

Zekât Kimlere Verilir?

Zekât verilecek kimseler şunlardır:

1) Fakirler: Dini ölçülere göre zengin sayılmayan, nisab miktarı mali olmayan kimselerdir.
2) Yoksullar: Hiçbir şeyi olmayanlar.
3) Borçlular: Borcundan fazla nisab miktarı mala sahip olmayanlar.
4) Yolcu: Memleketinde mali olduğu halde yolda parasız kalan, elinde bir şey bulunmayan kimselerdir. (Bunlara memleketlerine varacak kadar zekât verilebilir.)
5) Allah Yolundakiler: Bunlar cihad veya hac için yola çıkıp parasız kalanlar ile isini gücünü bırakıp kendisini ilme vermiş olan kimselerdir.
Zekatın öncelikle fakir olan yakin akrabaya, komşulara verilmesi daha sevaplıdır.

Zekât Kimlere Verilmez?

1) Ana, baba, büyük ana ve büyük babalara,
2) Oğluna, oğlunun çocuklarına,kızına, kızının çocuklarına ve bunlardan doğan çocuklara,
3) Zenginlere,
4) Müslüman olmayanlara,
5) Kari-koca birbirlerine.

Zekatin Ödenmesi

Paranın her 40 liradan bir lirası zekat olarak fakire verilecektir. Canli hayvanlarin zekati nev’ine göre degisir. Koyunda: kirkta bir; devede: bes devede bir koyun, sigirda: otuzda bir danadir.

Hac ve Umre

Hac ve Umre

İslâm şartlarının beşincisi hac’dır. Hac,belli zamanda, belirli yerleri özel bir şekilde ziyaret etmektir.
Hicretin dokuzuncu yılında farz olmuştur. Hac hem mal, hem de beden ile yapılan bir ibadettir. Belirli şartları taşıyan müslümanların ömründe bir defa hacca gitmesi farzdır. Allah’ın her emrinde olduğu gibi haccın farz kılınmasında da bir çok hikmetler ve faydalar vardır.
Çeşitli ülkelerden mukaddes topraklara gelen, dilleri ve renkleri ayrı olan müslümanların tek gaye etrafında bir araya gelmesi ve hep birlikte Allah’a yönelmesi İslâm kardeşliğini güçlendirir. Müslümanların birbiri ile tanışmalarını, birbirlerinin dert ve sıkıntılarına çare bulmalarını sağlar.
Zengin-fakir her seviyede müslümanın ihrama girerek aynı kıyafet içinde bulunması insanlara eşitlik fikrini aşılar, mahşer gününü hatırlatır.
Sevgili peygamberimizin doğup büyüdüğü, İslâm dini’nin cihana yayılmaya başladığı kutsal yerleri görmek ruhlara manevi bir heyecan verir, dini duyguları kuvvetlendirir. Kutsal yerlerde insan kendisini Allah’a daha yakın hisseder, yaptığı ibadetlere kat kat fazla sevab verilir. Allah rızası için hac vazifesini yapan ve insanlara kötülük etmekten sakınanların (kul hakları hariç) birçok günahı bağışlanır. Bu konuda peygamber

Efendimiz şöyle buyurmuştur:
Kim Allah için hacceder de kötü söz ve davranışlardan sakınırsa, annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlarından arınmış olarak döner. (Riyazü’s-Salihin, c.II, s. 521)

Hac Kimlere ve Ne Zaman Farzdır

Aşağıdaki şartları taşıyanlara hacca gitmek farz olur:
1) Akıllı olmak,
2) Erginlik çağına gelmiş olmak,
3) Müslüman olmak,
4) Hür olmak,
5) Haccın farz olduğunu bilmek. (Bu şart müslüman olmayan ülkelerde müslümanlığı kabul edenler içindir. İslâm ülkelerinde yaşayan müslümanlar için haccın farz olduğunu bilmemek özür değildir.)
6) Zorunlu ihtiyaçlardan başka hacca gidip dönünceye kadar kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin geçinebileceği maddi güce sahip olmak.
7) Durumuna uygun bir vasıta ile hac yolculuğunu yapabilmesi için vasıta ve yol masraflarını karşılayacak parası olmak.
8) Hac vazifesini yapabilecek zamana yetişmiş olmak.
Saydığımız bu şartlardan başka hac vazifesini bizzat yapmak için şu şartların da bulunması gerekir. Bunlara haccın edasının şartları denir.Haccın Edasının Şartları:
1) Vücutça sağlıklı olmak, (Kör, kötürüm ve hac yolculuğuna dayanamayacak derecede hasta ve yaşlı olmamak.)
2) Hacca gitmesine bir engel bulunmamak, (Hapiste olmak gibi)
3) Yol güvenliği olmak,
4) Kadının yanında kocası veya evlenmesi caiz olmayan bir mahremi bulunmak.
5) Kocası ölmüş veya boşanmış olan kadınların iddet süreleri bitmiş olmak.
Bu saydığımız şartlara sahip olan bir kimsenin önündeki ilk hac mevsiminde hacca gitmesi farz olur.

Haccın Vacipleri
1 – Müzdelife’de vakfe.
2 – Safa ile Merve tepeleri arasında sa’y etmek
3 – Cemreleri taşlamak (Şeytan taşlamak)
4 – Saçları traş etmek veya kısaltmak
5 – Sader (veda) tavafını edâ etmek

Haccın Sünnetleri

Kudûm tavafı yapmak, erkeklerin kudûm ve ziyâret tavafında remel yapmaları (Reml: Adımları kısaltıp, omuzları silkerek çalımlı bir şekilde yürümektir. Tavafın ilk üç şavt’ında yapılır), Safa ile Merve arasında sa’y ederken, orada bulunan iki direk arasında erkeklerin süratlice geçmeleri, Bayram gecelerinde Mina’da yatmak, arefe günü, güneş doğduktan sonra Mina’dan Arafat’a gitmek, Müzdelife’den Mina’ya bayram günü sabahı, henüz güneş doğmadan hareket etmek, Müzdelife’de gecelemek ve cemreler arasında (Şeytan taşlama esnasında) tertibe riayet etmektir.Haccın Çeşitleri:

Haccın üç çeşidi vardır:

1- İfrad Haccı: Sadece hac niyeti ile yapılan hacdır.
2- Temettu Haccı: İlk önce umreye niyet edilir (Kişi, ülkesine ait mikat yerinden umre niyeti ile ihrama girer, sonra ihramdan çıkar ve daha sonra Mekke’den tekrar hac niyetiyle ihrama girer.)
Haccın Fazileti:

Ebu Hureyre (r.a)’nin naklettiğine göre, Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: (Her kim Allah için haccedip (hac sırasında) kötü sözler söylemez ve günah işlemezse, annesinden doğduğu gün gibi tertemiz ve günahlardan arınmış olarak geri döner).

Haccın Farz Olmasının Şartları:
Müslüman olmak.
Akıllı olmak.
Buluğa erişmek.
Hür olmak.
Haccı yerine getirebilme imkanına sahip olmak.

Haccı Yerine Getirebilme İmkanına Sahip Olmanın Şartları:
Beden sağlığı.
Yol güvenliği.
Hapiste olmamak.
Mahrem birisinin veya kadının kocasının olması.
Kadının iddetli olmaması.

Haccın Sıhhatinin Şartları:
Müslüman olmak.
İhrama girmek.
Zaman (ihrama belirli zamanda girmek).

Mekan (ihrama mikat yerinden girmek).
Mümeyyez olmak.
Akıllı olmak

Özür durumları hariç ibadetleri kendisi yapmak.
Cinsel ilişkide bulunmamak

Umre

Umre, belirli bir zamana bağlı olmadan usulüne göre ihrama girdikten sonra tavaf etmek, sa’y yapmak ve traş olmaktan ibarettir.
Umre sünnettir. Umre için belirli bir zaman yoktur. Arefe ve onu izleyen kurban bayramı günleri olmak üzere yılda beş günün dışında her zaman umre yapılabilir.

Oruç

Oruç nedir?

Oruç, İslam dininin beş şartından biri. Yılda bir ay, ramazan ayında, Tanrı’ya kulluk ve ibadet amacıyla, tanyerinin ağarmağa başlamasından güneş batmasına kadar, niyetlenerek bir şey yiyip içmekten ve orucu bozan başka şeylerden nefsi korumak suretiyle tutuluroruç

Orucun Arap dilindeki karşılığı “savm” kelimesi olup, bu kelime “bir şeyden uzak durmak, kişinin kendini tutması ve engellemesi” manalarına gelmektedir.

Oruc’un kısımları nelerdir?

Oruç altı kısma ayrılır.

1- Farz Oruç: Ramazan ayı orucunun edası da, kazası da farzdır.

2- Vacib Oruç: Nafile olarak tutulan, sonradan bozulan orucun kazası.

3- Sünnet Oruç: Muharrem ayının 9 ve 10’uncu veya 10 ve 11’inci günleri oruç tutmak sünnettir. Bu oruca Aşura Orucu denir.

4- Sünnet Oruç: Muharrem ayının 9 ve 10’uncu veya 10 ve 11’inci günleri oruç tutmak sünnettir. Bu oruca Aşura Orucu denir.

5- Mekruh Oruç: Ramazan bayramının birinci günü ile Kurban bayramının dört gününde oruç tutmak,ara vermeden yani, akşam iftar etmeden 2-3 gün peş-peşe oruç tutmak (ki buna savm-ı visal denir) mekruhtur. bayram günleri de dahil bütün sene boyunca aralıksız her gün oruç tutmak da mekruhtur.

6- Nafile Oruç: Yukarıda sayılan vakitler dışında, kerahet olmayan günlerde oruç tutmak ise nafiledir.

Ramazan Orucu Kimlere Farzdır?

Büluğa ermiş, aklı başında kadın ve erkek her Müslüman, Ramazanda oruç tutmak bir kulluk borcudur ve farz-ı ayndır. Yolcu ve hasta olanlara da oruç farzdır. Ancak Ramazanda tutmaları mecburi değildir.

Oruçta niyetin hükmü bedir?

İbadet niyet ile olacağı için oruç ibadetinde de niyet şarttır. Niyet, asıl insanın kalbindedir. Yarın oruç tutacağını bilmek ve içinden geçirmektir. Dil ile söylemek ise, şart olmamakla beraber sünnettir. Gece sahura kalkmak da niyet yerine geçer.

Neden oruç tutmalıyız?

Mümin, herhangi bir menfaat düşüncesi ile değil yalnız Allah’ın emri olduğu için ve onun rızasını kazanmak maksadıyla oruç tutmalıdır Orucunu bedene, topluma kazandırdığı hususların bulunması ile beraber, insan orucu bunlar için değil sadece Allah emrettiği için tutmalıdır.

Oruç tutmanın farz olmadığı durumlar nelerdir?

1- Yolculuk

2- Hastalık

3- Gebelik ve çocuk emzirmek

4- Yaşlılık

5- Aşırı açlık ve susuzluk

6- İkrah

Orucun temel şartları nelerdir?

Oruç tutmak için niyet etmek, niyetin başlama ve bitme zamanını bilmek, tan ağarmaya başlamasından güneş batıncaya kadar orucu bozan şeylerden sakınmak gerekir.

Oruca niyet nasıl edilir?

Oruç tutmak için niyet şarttır. Niyet, akşam ya da sahurda yemek yedikten sonra “Allah rızası için ramazan orucunu tutmaya niyet ettim” diyerek edilir. Mutlaka bu cümleyi söylemek şart değildir. Zihinden geçirmekle de niyet olur. Sahura kalkmak da ayrıca bir niyettir.

Nafile ve Adak orucu ne demektir?

Ramazan ayında tutulan farz olan orucun dışında nafile olarak, ya da adamak suretiyle tutulan oruçlar vardır. Ramazan ayı dışında sevap kazanmak amacıyla tutulan oruçlara nafile oruç denir. Bir işin olması veya bir dileğin gerçekleşmesine bağlı olarak tutular oruca da adak orucu denir.

Keffaret nedir?

Bozulan bir günlük Ramazan orucu yerine altmış gün oruç tutmak.

Kaza nedir?

Bozulan oruçun yerine günü gününe oruç tutmak.

Orucu bozan haller nelerdir?

Hem kaza, hem de kefareti gerektiren haller:

1- Gıda sayılabilecek şeyleri yemek, içmek, sigara, afyon gibi keyif veren maddeleri kullanmak, ağza giren yağmuru kasten yutmak, kar ve dolu gibi maddeleri bilerek yemek.

2- Cinsi münasebette bulunmak.

Sadece kaza etmeyi gerektiren haller:

1- Çiğ pirinç, hamur, un ve bir defada çok miktarda tuz yemek (az tuz yenirse kefaret gerekir).

2- Pamuk, kagit yemek, çakil, tas, toprak gibi maddeleri yutmak,

3- Makata veya mesaneye ilaç vermek, genize gidecek şekilde buruna ilaç damlatmak, kulağa yağ damlatmak

4- Ağıza alınan suyu veya ağıza giren yağmur, kar gibi maddeleri hata ile yutmak,

5- Unutarak bir şey yedikten sonra, orucunun bozulduğunu zannederek yeyip içmek,

6- İmsak vaktinin gelmediğini veya iftar zamanının geldiğini zannederek, yanılıp bir şey yemek,

7- Eşine dokunma, öpme suretiyle inzal olmak (boşalmak),

8- Kendi arzusu ile dışarıdaki sigara dumanını içine çekmek,

9- Kendi arzusu ile ağız dolusu kusmak,

10- Dişler arasında kalan nohut büyüklüğündeki kırıntıyı yutmak (daha küçük olan kırıntı orucu bozmaz),

11- Deri altına, kas’a veya damara yapılan her türlü ilaç ve aşılar,

12- Sakız çiğneyip suyunu yutmak,

13- Ramazan orucu dışında kalan diğer oruçları kasten bozmak.

Orucu bozmayan haller nelerdir?

1- Unutarak bir şey yeyip içmek,

2- Çiçek aşısı gibi deri üzerinden yapılan aşılar,

3- Kan aldırmak (vücuda kan verilmesi ise orucu bozar ve kaza gerektirir),

4- Göze sürme çekmek veya ilaç damlatmak,

5- Kendiliğinden inzal olmak (boşalmak), cünüp olarak sabahlamak,

6- Banyo yaparken kulağa su kaçması,

7- Burundaki akıntıyı (sümüğü) boğaza çekip yutmak,

8- İstemeden ağza gelen kusmuğu yine istemeden geri yutmak,

9- Ağza tükürüğünü toplayıp yutmak (orucu bozmasa da mekruhtur),

10- Eşi ile öpüşmek,

11- Banyo yapmak (serinlemek amacıyla banyo yapılması mekruhtur)

12- Abdest alma gayesi dışında ağza su alıp çalkalamak.

 

 

Namaz

NAMAZ NEDİR?

 Namaz dinin direği, ibadetlerin en üstünüdür. Yüce Allah’a karşı en önemli ibadet görevimiz günde beş defa kıldığımız namazlarımızdır. Erginlik çağına gelen, akıllı her müslümana günde beş vakit namaz kılmak farzdır.
Namaz, bizi yaratan, yaşatan, sayısız nimetleri veren yüce Allah’a karşı bir kulluk görevimizdir.
Namaz kılanlar, Allah’ın emrini yerine getirmiş, kulluk borçlarını ödemiş ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanmış, dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşmuş olurlar.
NAMAZIN ÇEŞİTLERİ
Namazın Farz, Vacib ve Nafile çeşitleri vardır.
1. Farz Namazlar: Beş vakit namaz ve cuma namazıdır.
2. Vacip Namazlar: Vitir ve bayram namazları, adanan na-mazlar, bozulan nafile namazların kazasıdır.
3. Nafile Namazlar: Farz ve vacip namazlardan başka kılınan diğer namazlardır.
 NAMAZ VAKİTLERİ
Her işin belirli bir zamanı vardır. Günde beş defa kılınan farz namazların kılınması için yüce Allah belli vakitler tesbit etmiştir. Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı günde beş defa kılınan namazların vakitleridir.
    Sabah Namazının Vakti: Sabaha karşı tan yerinin ağarmaya başlamasından, güneşin doğmasına kadar olan zamandır.
    Öğle Namazının vakti : Güneş tam tepemize gelip, gölge, doğu tarafına uzanmaya başladığı vakitten itibaren -güneş tepe noktasında iken var olan gölge müstesna- herşeyin gölgesinin bir veya iki misli oluncaya kadar devam eden zamandır.
    İkindi Namazının Vakti: Öğle namazı vaktinin bitiminden güneş batıncaya kadar olan zamandır.
    Akşam Namazının Vakti: Güneş battıktan sonra başlayıp güneşin battığı yerde meydana gelen kızıllık kayboluncaya kadar olan zamandır.
    Yatsı Namazının Vakti: Akşam namazının vakti çıktıktan sonra başlayıp sabah namazının vakti girinceye kadar devam eden zamandır.
    Vitir Namazının Vakti: Vitir namazının vakti de yatsı namazının vaktidir. Ancak vitir namazı, yatsı kılındıktan sonra kılınır.
    Cuma Namazının Vakti: Öğle namazının vaktidir.
    Teravih Namazının Vakti: Yatsı namazının vaktidir.
    Bayram Namazının Vakti: Bayram günleri sabahleyin güneşin doğuşundan yaklaşık 50 dakika geçtikten sonra başlayıp güneşin tepe noktasına gelmesine kadar devam eden zamandır.

Her namaz, kendi vakti girdikten sonra kılınır. Vakti girmeyen namaz kılınmaz. Her namazın kılınma vakti, kendi vakti girdikten sonra başlar, bir sonraki namazın giriş vaktine kadar devam eder. En iyisi her namazı vaktin ilk giriş zamanında kılmaktır.
Güneş doğarken, tepe noktasında iken, batarken hiç bir namaz kılınmaz.
Beş vakit namazın fazları ile sünnetlerinin kaçar rekat olduğu aşağıda gösterilmiştir.

NAMAZ REKATLERİ

NAMAZIN VAKTİ SÜNNET FARZDAN ÖNCE FARZ SÜNNET FARZDAN SONRA VİTİR TOPLAM
SABAH 2 2 4
ÖĞLE 4 4 2 10
İKİNDİ 4 4 8
AKŞAM 3 2 5
YATSI 4 4 2 3 13

    NAMAZIN FARZLARI
Namazın farzları 12’dir. Bunlardan altısı namazın dışındadır, bunlara “Namazın Şartları” denir. Altısı da namazın içindedir. Bunlara da “Namazın Rükünleri” denir.
Namazın sahih olabilmesi için oniki farzın eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.

    Namazın Şartları:
1) Hadesten Taharet: Hades denilen manevî kirin giderilmesi için, abdest almak, gerekli hallerde gusül yapmaktır.
2) Necasetten Taharet: Namaz kılacak kişinin, bedeninde, üzerindeki elbisede ve namaz kılacağı yerde pislik varsa bunları temizlemektir.
3) Setr-i Avret: Namaz kılacak kişinin vücudunda örtünmesi gereken yerleri örtmesi demektir.
Erkeklerin: Göbek ile diz kapağı arasını (dizkapağı dahil),
Kadınların: Yüz, el ve ayaklardan başka vücudunun her tarafını örtmeleri gerekir.
4) İstikbal-i Kıble: Namazı kıbleye dönerek kılmaktır. Kıble, Mekke şehrindeki kutsal bina olan Kâbe yönüdür. Kâbe, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail tarafından yapılmıştır.
5) Vakit: Namazları kendi vakitleri içinde kılmaktır.Vakti gelmeden bir namazı kılmak caiz değildir.
6) Niyet: Hangi namazı kıldığını bilmek ve kalbinde hatırlamaktır. Niyetin dil ile söylenmesi sünnettir.

    Namazın Rukünleri:
1) İftitah Tekbiri: Namaza başlarken tekbir almak demektir.
2) Kıyam: Namazda ayakta durmak demektir.
3) Kıraat: Namazda ayakta iken biraz Kur’an okumaktır.
4) Rükû’: Namazda eller diz kapağına erişecek kadar eğilmektir.
5) Sücûd: Rükû’dan sonra ayaklar, dizler ve ellerle beraber alnı yere koymaktır.
6) Ka’de-i Ahîre: Namazın sonunda “Ettehiyyatü” okuyacak kadar oturmak demektir.

    Namazın Vacibleri
1) Namaza “Allahu Ekber”sözü ile başlamak.
2) Farz namazların ilk iki rek’atında, nafile namazların her rek’atında Fatiha suresini okumak.
3) Farz namazlarının ilk iki rek’atında, vitir ve nafile namazların her rek’atında Fatihadan sonra sûre veya ayet okumak.
4) Fatihayı sureden önce okumak.
5) Secdede alın ile beraber burnu da yere koymak.
6) Üç ve dört rek’atlı namazların ikinci rek’atında oturmak (Buna ka’de-i ûlâ=birinci oturuş
7) Namazlardaki birinci oturuş ile son oturuşlarda ettehiyyatü’yü okumak.
8) Cemaatle kılındığı zaman sabah, cuma, bayram, teravih ve vitir namazlarının her rek’atında, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rek’atında imamın fatiha ve sureyi açıktan, öğle ve ikindi namazlarında ise, gizlice okuması.
9) İmama uyan cemaatin fatiha ve sureyi okumayıp susması.
10) Vitir namazında kunut tekbiri almak ve kunut dualarını okumak.
11) Bayram namazlarında alınan ilâve tekbirler.
12) Ta’dili erkân, yâni ayakta iken dosdoğru, rükûda dümdüz olmak (Kadınlar biraz meyilli dururlar), rükûdan kalkınca iyice doğrulmak, iki secde arasında tam oturmak.
13) Namazın sonunda sağa ve sola selâm vermek.
14) Namazda yanılma olursa sehiv secdesi yapmak.

    Namazın Sünnetleri
1) Beş vakit namaz ile Cuma Namazı için ezan ve kamet getirmek
2) İftitah tekbirini alırken elleri yukarıya kaldırmak
3) Sübhaneke ve Eûzu-Besmele’yi sessizce okumak
4) Sağ eli sol el üzerine koymak
5) Fatiha’dan sonra gizlice ‘amin’ demek
6) Rükû ve secdeye eğilip kalkarken alınan tekbirler
7) Rüku ve secde tesbihleri. ( Rukû’da üç defa “SÜBHANE RABBİYE’L AZÎM” ve her iki secdede üçer defa SÜBHANE RABBİYE’L ÂL” demek.)
8) Rukü’dan doğrulunca “SEMİALLAHU LİMEN HAMİDEH” ve hemen arkasından “RABBENA LEKE’L HAMD” demek.
9) Kıyamda bir özür bulunmadığı takdirde iki ayağın arasını dört parmak kadar açık bulundurmak.
10) Rukü’da parmaklar açıK olarak dizleri tutmak, dizleri, dirsekleri dik ve sırtı baş ile dümdüz halde bulundurmak.
11) Secdeye varırken önce dizleri, sonra elleri, sonra yüzü vere koymak. Secdeden kalkarken önce yüzü, sonra elleri, sonra dizleri kaldırmak.
12) Tahiyyatı sessizce okumak
13) Selama sağdan başlamak
14) Sütre edinmek (Önü açık yerde namaz kılarken önüne sütre koymak)

    Namazı Bozan Şeyler
1) Namazda konuşmak.
2) Birşey yemek veya içmek.
3) Kendi işiteceği kadar gülmek (yanındakilerin işiteceği kadar gülerse abdesti de bozulur.)
4) Birine selâm vermek veya verilen selâmı almak.
5) Göğsünü kıbleden çevirmek.
6) Dünyaya âit bir şeyden veya bir ağrıdan dolayı ağlamak “ah” demek. (Allah korkusundan dolayı ağlamak namazı bozmaz.)
7) Öksürüğü yok iken öksürmeye çalışmak. (Elde olmayarak normal gelen öksürük namazı bozmaz.)8) Namazda bir iş yapmaya çalışmak.
9) Bir şeye üflemek.
10) Kur’an’ı, manası bozulacak şekilde yanlış okumak.
11) Ayeti mushaf’a bakarak (yüzünden) okumak.
12) Namazda abdesti bozulmak.
13) Teyemmüm eden kimsenin namazda suyu görmesi, mesh müddetinin namazda bitmesi
14) Sabah namazını kılarken güneşin doğması.
15) Cemaatle namazda kadınlarla erkeklerin arada bir perde olmadan yanyana bir safta kılması.
16) Namazda örtünmesi gereken yerlerin açılması ve bu açılmanın bir rükûn yapacak kadar süre devam etmesi.
17) Bayılmak, çıldırmak…

Namazın Mekruhları
1) Sıkışık abdestle namaz kılmak
2) Namazda elbise veya bir başka yerle oynamak
3) Namazda bir yere dayanmak
4) Gerinmek veya esnemek
5) Parmakları çıtlatmak
6) Özürsüz bağdaş kurmak
7) İnsan yüzüne karşı kılmak
8) Başı açık kılmak
9) Kıraatta, Kur’an-ı Kerimdeki sıraya uyulmaması. Bir sure atlamak
10) Erkeklerin secde ederken kollarını tamamıyla yere döşemeleri
11) Tek ayak üzerinde durmak veya bir ayağı yerden kesmek ve diğerine dayanmak
12) Namazda daha selam vermeden terleri veya yüze dokunmuş olan toprakları silmek
13) Namaz içinde, verilen selamı el veya baş işaretleriyle almak
14) İkinci rekatta birinci rekata göre daha uzun okumak
15) Yanmakta olan ateşe doğru namaz kılmak….