Kategori arşivi: TEMEL DİNİ BİLGİLER

Temel Dini Bilgiler

Kurban

Kurban kelime olarak yaklaflmak, yakınlaflmak anlamlarına gelir. Terim olarak dinen zengin say›lan insanların Allah’a yaklaflmak için kestikleri belli özelliklere sahip olan bir hayvandır. Kurban, Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günü kesilir.

Kur’an’da “Rabb’in için namaz kıl, kurban kes” (Kevser suresi 2. ayet) buyrulmaktadır.

keçi, deve vb. hayvanlardan kurban olur. Kurban olacak hayvanın sağlıklı olması ve sakat olmaması gerekmektedir. Kurban, sosyal bir ibadettir. Çünkü kesilecek kurbanın eti ile ihtiyacı olanlar sevindirilecek, geri kalanı komşu ve akrabalarla beraber yenilecektir.

Kur’an’da şöyle buyrulmaktadır; “Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşlmaz.  Ancak sizin takvanız ona ulaşır…” (Hac suresi 37.ayet)

Kurban, Allah için yapılan fedakarlıkların ve şükrün simgesidir. Çünkü Allah,
Hz. İbrahim(a.s)’ı denemek için oğlunu kurban etmesini istemiş, o bu emri yerine getirirken
kendisine büyük bir kurbanlık verilmiştir. O da bu hayvanı kurban etmiştir.

Sadaka

Bir insanın kendi isteğiyle yalnızca Allah rızası için yaptığı her türlü yardım ve iyiliğe sadaka denir. Sadakada
miktar ve zaman sınırlaması yoktur. İnsanlar bu yardımı istedikleri zamanda ve miktarda yapabilirler. Ayrıca sadaka
verecek kişinin zengin olması gerekmez. Bu yüzden sadaka, zekâttan daha kapsamlı bir yardım şeklidir.

Peygamber Efendimiz(s.a.v) şöyle buyuruyor: “Sadaka malı eksiltmez…” (Müslim, Birr, 69.)

 

Allah, insana verdiği nimetlerden başkalarını da faydalandırmasını tavsiye etmiştir. Elindeki
imkânları başkalarıyla paylaşan insanlar aynı zamanda Allah’a şükretmiş olurlar. Ayrıca Allah,

“Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır.” [Hadîd suresi, 18. ayet]

buyurarak böyle davrananlara yaptıkları iyiliklerin karşılığını fazlasıyla vereceğini bildirmiştir.

 

Sadakanın Dindeki Yeri ve Önemi

 

İslam dini, yoksulları ve düşkünleri koruyup kollamayı öğütlemiştir. İnsanlara yardım etmeyi ve
eldeki imkânları başkalarıyla paylaşmayı teşvik etmiştir. Allah, Kur’an-ı Kerim’de bu konu ile ilgili
şöyle buyurmuştur:

“… Aranızdan, inanıp da (Allah rızası için) harcayan kimselere büyük ecir vardır.”[Hadîd suresi, 7. ayet]

Kişinin yakınları için yaptığı harcamalar da sadakadan sayılmıştır. Bu husus bir ayette şöyle
ifade edilmiştir:

”…Anaya, babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan (hizmetçi ve benzeri) kimselere iyilik edin…”[Nisâ suresi, 36. ayet]

Dinimiz, toplumsal yardımlaşma ve dayanışmaya büyük önem vermiştir. Peygamberimiz yardımlaşmanın önemini şöyle dile getirmiştir:

“…Kim Müslüman kardeşine yardım eder ve onun ihtiyacını karşılarsa; Allah da ona yardım eder. Kim Müslümanın bir sıkıntısını giderirse; Allah da kıyamet gününde onun sıkıntılarından birini giderir…”[Buhari, Mezalim, 3. ; Müslim, Birr, 58.]

Hz. Muhammed’in verdiği bu müjdeli haber, Müslümanları, toplumsal yardımlaşmaya yöneltmiştir. Bu yardımlar zamanla kurumsal hâle gelmiştir. Atalarımız, dinimizin bu emrini yerine getirmek için çaba harcamışlardır. Yoksul ve
kimsesizlerin beslenmeleri için aşevleri (imarethaneler), hastaların tedavisi için hastaneler (darü’şşifalar),
yaşlıları korumak için huzurevleri (darü’l-acezeler) açmışlardır. Ayrıca öğrencilere yardım etmek, öksüz kızlara çeyiz hazırlamak, bilimsel çalışmalara katkı sağlamak, hatta ağır kış şartlarında, hayvanlara yiyecek sağlamak gibi çok yönlü hizmet veren vakıflar kurmuşlardır. Müslümanın, ihtiyaç sahibi kimseleri düşünmesi, onlara yardım elini uzatması gerekir. Örneğin, Medineli Müslümanlar, Mekke’den gelen muhacirleri kendilerine kardeş kabul etmişler, yiyecek ve içeceklerini onlarla paylaşmışlardır.

Abdest Nedir Ve Nasıl Alınır ?

Abdest, belirli organları usulüne uygun olarak yıkamak ve başı mesh etmek suretiyle yapılan temizlik niteliğinde bir ibadettir. Abdest namazın hazırlık şartlarındandır.

Abdestin gerekliliği Kur’an’da şöyle ifade edilmiştir:

“Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı mesh edip topuklara kadar ayaklarınızı da yıkayın…”[1]

Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “…Ümmetim kıyamet gününde, abdest dolayısıyla yüzleri ve ayakları parlayarak geleceklerdir. O hâlde sizden hanginiz nurunu artırabilirse bunu hemen yapsın.”[2]

Buyurarak abdestin önemine dikkat çekmiştir. Abdestsiz olarak namaz kılınamayacağı gibi Kâbe de tavaf edilemez.

Abdestin Farzları: 

  • Yüzü yıkamak.
  • Elleri ve dirseklerle beraber kolları yıkamak.
  • Başı mesh etmek.
  • Ayakları topuklarla birlikte yıkamak.

Abdestin Sünnetleri:

  •  Abdest almaya niyet etmek.
  •  Abdeste başlarken besmele çekmek.
  • Yıkanan her organı üçer defa yıkamak.
  • Ağzı ve burnu temizlemek.
  • Abdestten önce dişleri fırçalamak.(Misvak kullanmak)
  • Başın tamamını mesh etmek.
  • Kulakları ve boynu mesh etmek.
  • Abdest uzuvlarını sırasıyla, ara vermeden ve ovarak yıkamak.
  • Kolları ve ayakları yıkamaya sağdan başlamak.

Abdestin Alınışı:

  • Önce eûzü- besmele çekilir.
  • Ardından, “Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya.” denilir.
  • Eller bileklere kadar yıkanır.
  • Ağız ve burun üç kez yıkanır.
  • Yüz, üç kez yıkanır.
  • Sağdan başlamak üzere kollar dirseklerle beraber üç kez yıkanır.
  • Baş ıslak elle mesh edilir.
  • Kulaklar temizlenir ve boyun mesh edilir.
  • Sağdan başlamak üzere ayaklar yıkanır.

Abdest alırken kıbleye dönmek, suyu ölçülü kullanıp etrafa sıçratmamak,

Abdest dualarını veya bildiği dualardan okumak,

Abdest sonunda kelime-i şehadet getirmek, abdestin adabı olarak tavsiye edilmiştir.

Tuvalet ihtiyacını gidermek, yellenmek, kusmak, uyumak, bayılmak ve namazdayken gülmek abdesti bozar.

Ayrıca guslü gerektiren cünüplük, âdet ve lohusalık hâlleri de abdesti bozar.

namaz duaları

 

Gusül Nedir Ve Nasıl Alınır ?

Gusül, ağzı ve burnu suyla temizlemek ve bütün bedeni, hiç kuru yer bırakmaksızın yıkamaktır.
Bu yıkanma şekline boy abdesti de denir. Akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış her Müslümanın bazı
özel durumlarda boy abdesti alması Allah’ın kesin bir emridir(farzdır). Kur’an-ı Kerim’de bu emir şöyle ifade edilmiştir:
“…Eğer cünüp oldunuz ise boy abdesti alın…”[Mâide suresi, 6. ayet]

Boy abdestini gerektiren özel durumlar, cünüplük ile kadınlarda âdet ve lohusalık hâlinin son bulmasıdır.
Gerekli durumlarda boy abdesti almayan bir Müslüman, namaz kılamaz ve Kâbe’yi tavaf edemez.

Boy abdestinin farzı üçtür:
• Ağzı temizlemek.
• Burnu temizlemek.
• Bütün bedeni yıkamak.

Sünnete ve adabına uygun olarak gusül şöyle alınır:

  • Eûzü-besmele çekilir. “Niyet ettim Allahrızası için boy abdesti almaya.” denir.
  • Bedenin herhangi bir yerinde bulunan kirler giderilir.
  • Namaz abdesti gibi abdest alınır.
  • Özellikle ağız ve burun iyice temizlenir.
  • Daha sonra bütün beden, kuru yerkalmayacak şekilde yıkanır.
  • Yıkanırken suyun israf edilmemesine dikkat edilir.
  • Peygamberimiz, temizliğe önem vermemizi istemiş, özellikle cuma ve bayram gibi özel günlerde de boy abdesti almamızı öğütlemiştir. Ayrıca hac ve umrede ihrama girerken boy abdesti almak da sünnettir.

Teyemmüm Nedir ve Nasıl Yapılır ?

Teyemmüm: Su bulunmadığı veya bulunup ta kullanılamadığı takdirde, temiz olan toprağa sürülen ellerle yüzü dirseklere kadar kolları mesh etmektir. Ayrıca bu işin, abdestsizliği gidermek maksadıyla yapılması gerekir.

Teyemmüm Şöyle Yapılır:

*  Besmele getirip namaz için tahareti niyet etmelidir.

* Parmaklar açık olduğu halde iki eli toprağa vurduktan sonra ileri sürüp geri çekmelidir.

* Elleri kaldırınca, eğer fazla tozlanmışlarsa onları yan yana getirip birbirine hafifçe vurmalı. Bu şekilde ellerdeki tozlar silkelendikten sonra, bu ellerle bütün yüzü meshetmelidir.

* İlk vuruşta yapıldığı gibi elleri yine temiz toprağa tekrar vurduktan sonra silkmeli ve sol elin baş parmağını ayırarak diğer parmakların iç tarafları ile sağ elin parmak uclarından başlayarak kolun dış tarafını dirseklere kadar çekip meshetmeli.

*Sağ elin iç tarafına dönerek sol elin baş parmağı ile serçe parmağını halka ederek baş parmakla beraber elin ayası ile dirsekten bileğe kadar elin iç tarafını meshetmeli. Baş parmağı daha ileriye yürüterek sağ elin baş parmağının üstünü de meshetmelidir.

* Sol ele sağ elin meshedilişi gibi, aynen sağ elle de sol eli meshetmelidir.

Farzları:

1) Niyet etmek.

2) Toprak veya toprak cinsinden bir şeye, ellerini iki defa vurup birincide yüzü, ikincide kolları mesh etmektir.

Sünnetleri:

1) Teyemmüme eûzü besmele ile başlamak.

2) Sırayı gözetmek

3) Ara vermeden birbiri ardınca yapmak.

4) Toprağa vurunca evvela elleri ileri sürmek sonra geri çekmek.

5) Parmakların arasını açık tutmak.

6) Elleri yerden kaldırınca toz varsa birbirine vurup silkelemek.

Namaz’da Neler Diyoruz?

“Allahu Ekber”

Anlamı: Allah en büyüktür.

“Sübhane Rabbiyel Azim”

Anlamı:Ey büyük Rabb’ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.

“Semiallahulimen hamideh”

Anlamı:Allah kendisine hamd edenleri işitti.

“Rabbena leke’l-hamd”

Anlamı:Ey Rabbımız! Her çeşit hamd ancak sanadır.

“Sübhane Rabbiye’l-ala”

Anlamı: Ey Yüce Rabb’ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.

“Esselamu aleykum ve rahmetullah”

Anlamı:Allah’ın selamı üzerinize olsun.

“Allahümme ente’s-selamu ve minke’s-selam tebarek-te ya-zel celali vel ikram”

Anlamı:Allah’ım! Sen kurtuluş merciisin. Esenlik ve güvenlik sendedir. Ey Azamet ve Kerem sahibi Allah’ım! Senin şanın çok yücedir.

“Ala Resulina Muhammedin salavat”

Anlamı:Salat Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.)’in üzerine olsun.

“Subhanallahi ve’l-hamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim”

Anlamı:Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.

“Subhanallah”

Anlamı:Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.

“Elhamdülillah”

Anlamı:Hamd Allah’adır.

“La ilâhe illallahu vahdehu la şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü bi-yedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”

Anlamı:Eşsiz olan ve ortağı olmayan Allah’tan başka ilah yoktur. Hükümranlık Onundur, hamd Onadır ve O her şeye güç yetirendir.

“Subhane Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-vehhab”

Anlamı:Çok bahşedenlerin en yücesi olanRabb’im! Sen noksan sıfatlardan münezzehsin.

Büyük Günahlar

Kebair (Büyük) Günahlar !Yüce Allah kitabında,resul de sünnetinde (küçük günah da dahil olmak üzere) büyük  günahı yasaklamıştır.Büyük günahlar ile ilgili ayet ve hadislerden bazıları ;إِن تَجْتَنِبُواْ كَبَآئِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ نُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَنُدْخِلْكُم مُّدْخَلاً كَرِيمًا

 

”Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.” (Nisa,31)

وَالَّذٖينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْاِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ وَاِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَ

”Onlar büyük günâhlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar; kızdıkları zaman da onlar, affederler.” (Şura , 37)

الصلاة  الخمس والجمعة إلى الجمعة  ورمضان  إلى رمضان  مكفرات لما بينهن إذا  اجتنبت الكبائر

”Beş vakit namaz;cuma;cumaya kadar,ramazan;ramazana kadar-arada büyük günah işlenmediyse- aralardaki günahlara kefarettir.” (Müslim,taharet,233 numaralı hadis)

اجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ، قَالُوا  يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَمَا هُنَّ  قَالَ  الشِّرْكُ بِاللَّهِ، وَالسِّحْرُ، وَقَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ، وَأَكْلُ الرِّبَا، وَأَكْلُ مَالِ الْيَتِيمِ، وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ، وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ الْغَافِلَاتِ

1) Şirk    2) Sihir   3) Haksız yere insan öldürmek   4) Faiz yemek    5) Yetim malı yemek

6) Savaştan kaçmak   7) Mümin ve iffetli kadına zina iftirası atmak.

(Buhârî, Vesaya: 24, No: 2615, 3, 1017; Müslim, İman:145, No:89, 1,92;İbn Hibban;Nesai,Sünen-i Kübra;Beyhaki,Sünen-i Kübra;Beyhaki,Şuabul iman)

 

 

1-Büyük günahların en büyüğü Allah tealaya şirk koşmaktır. Konuyla ilgili iki hadise değinelim;

أَلَا أُنَبِّئُكُمْ بِأَكْبَرِ الْكَبَائِرِ ثَلَاثًا؟ قَالُوا: بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَالَ: الْإِشْرَاكُ بِاللَّهِ  ”Büyük günahların en büyüğü şirktir.”(Buhari,2511;Müslim;A.B.Hanbel;Şuabul iman-Beyhaki)   مَنْ بَدَّلَ دِينَهُ فَاقْتُلُوهُ  ”Her kim dinini değiştirirse (İslam’dan çıkarsa) onu öldürün.” (Buhârî, Cihad 149, İstitâbe 2; Ebû Dâvud, Hudûd 1; Tirmizî, Hudûd)

Şirk iki çeşittir.Birincisi; Allah’tan başkasına ibadet etmektir;Taş,güneş,ay gibi yaratıcı dışında bir şeyi rab edinmektir.Bu çeşit şirk,şirkin en büyüğüdür.Nitekim Yüce Allah bunu beyan etmiştir;

 

اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِهٖ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَاءُ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَالًا بَعٖيدًا

”Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.”(Nisa,116)

 

وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ

”Hani Lokmân, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.” (Lokman,13)

 

اِنَّهُ مَنْ يُشْرِكْ بِاللّٰهِ فَقَدْ حَرَّمَ اللّٰهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ وَمَاْوٰیهُ النَّارُ وَمَا لِلظَّالِمٖينَ مِنْ اَنْصَارٍ

”… Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”(Maide,72)

 

Şirkin ikinci kısmı ise ameller ile riyadır;

فَمَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَاءَ رَبِّهٖ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهٖ اَحَدًا

”… Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın.” (Kehf,110) Yani amelini kimseye gösterme peşinde olmasın. (Zehebi,el Kebair,s.10) Peygamberimize küçük şirkin ne olduğu sorulmuş o da ”Riya” demiştir.  ( A.B.Hanbel,Müsned 39,39 (23630) / İraki’nin belirttiğine göre bu hadis,İbn Abbas’tan senedi ceyyit olarak rivayet edilmiştir.)

 

2.Büyük günah : İnsan öldürmektir.

وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ خَالِدًا فٖيهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظٖيمً

”Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (Nisa,93)

 

وَالَّذٖينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتٖى حَرَّمَ اللّٰهُ اِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ يَلْقَ اَثَامًا

”Onlar, Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar.” (Furkan,68)

 

بِاَىِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْ   وَاِذَا الْمَوْءُدَةُ سُئِلَتْ

”Ve diri olarak toprağa gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman.Hangi günah sebebi ile öldürüldü?”(Tekvir,8-9)

 

3.Büyük günah : Sihir yapmak/yaptırmaktır.

 

وَلٰكِنَّ الشَّيَاطٖينَ كَفَرُوا يُعَلِّمُونَ النَّاسَ السِّحْرَ

”…Fakat şeytanlar, insanlara sihri öğretmek suretiyle küfre girdiler…” (Bakara,102)

 

Peygamberimiz Tirmizi hadisine göre şöyle buyurmuştur ” Sihirbazcının haddi (dünyadaki cezası) kılıç ile öldürülmesidir.”A.B.Hanbel’in Müsned’inde (Ayrıca İbn Hibban’ın sahih’inde,Hakim’de,Ebu Yala’da) geçen hadise göre ise sihirbazlar cennete giremezler.

 

4.Büyük günah :  Namazı terk etmektir.

” Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.” (Meryem,59)

İbn Abbas’ın belirttiğine göre ‘namazı zayi etmekten’ kasıt, o namazı tamamen terk etmek değil de namazı vaktinin sonuna dek tehir etmektir.Said de namazı hiç kılmamak değil de öğleyi ikindiye dek kılmamaktır;İkindiyi akşama kadar kılmamaktır…demiştir.Allah teala başka bir ayette şöyle buyurmuştur : ”Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, Onlar namazlarını ciddiye almazlar.” (Maun,4-5) Ayette kast edilen şey namazın tehir edilmesidir.

 

”Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” (Münafikun,9) Müfessirlerin belirttiğine göre buradaki ‘Allah’ı zikir’den kasıt, 5 vakit namazdır.Her kim başka şeylerle meşgul olduğu için namazı terk ederse hüsrana uğrayanlardan olur.

 

إِنَّ أَوَّلَ مَا يُحَاسَبُ بِهِ الْعَبْدُ صَلاتُهُ فَإِنْ كَانَ أَكْمَلَهَا وَإِلا قَالَ اللَّهُ  انْظُرُوا لِعَبْدِي مِنْ تَطَوُّعٍ  فَإِنْ وُجِدَ لَهُ تَطَوُّعٌ  قَالَ أَكْمِلُوا بِهِ الْفَرِيضَةَ

”Kulun hesaba çekileceği ilk şey namazıdır.Namazı eksikse Allah teala (meleklere hitaben) ‘Kulumun nafile ibadetlerine bakın.’ der.Nafile ibadetleri varsa (Allah  teala ) Buyurur ‘O nafileler ile farzları tamamlayın” (İshak b.Rahuye,Müsned;Nesai,Kübra/Hadisin isnadı ve manası sahihtir.Benzer lafızlarla Tirmizi (2,269/no:413),İbn Mace,no1425;Beyhaki,İbn Ebi Şeybe’de geçer.)

”Birbirlerine suçlular hakkında sorular sorarlar ve dönüp onlara şöyle derler: “Sizi Sekar’a (cehenneme) ne soktu? Onlar şöyle derler: “Biz namaz kılanlardan değildik.” (Müddessir,40-43)

”Kişi ile küfür (kafir olma) arasında namazı terk etmek vardır.” Bu hadis,namazı terk edenin kafir oluğunu zahiren gösterir.Zahiri mezhebinin anlayışına göre bu hadise binaen namaz kılmayan kafir olabilir lakin zahiri mezhebinden olmadığımızdan ve usulu fıkıhta ve usulu hadiste belirtildiği üzere bu tür hadisler,namazı terkin ne denli büyük günah olduğuna işaret içindir.Mana hakiki değildir.Yani namazı terk eden kafir olmaz. (Ahmet.B.H.Müsned,Müslim,Ebu davut,Nesai,Tirmizi,İbn Mace,Taberani-Kebir)

 

5.Büyük günah :  Zekata mani olmak.

”Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Ali imran,180)

”Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele. O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, “İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!” denilecek.” (Tevbe,34-35)

 

6.Büyük günah :  Özürsüz olduğu halde Ramazanda oruç tutmamak.

”Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” (Bakara,183)

Buniyel İslam ala hamsin… (İslam 5 temel esas üzerine bina edilmiştir.) diye halk arasında meşhur olan hadiste de ”Ramazan orucu tutmak.” geçmektedir.(Buhari,Müslim) İbn Abbas’tan gelen rivayete göre özürsüz olarak Ramazan orucunu tutmayan kişi kafir olur.(s.38,ilk satır.)

 

7.Büyük günah : Gücü yettiği halde hacca gitmemek.

”Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.) ” (Ali imran,97)

“Kim, azığa ve kendisini Allah’ın evine ulaştıracak bir bineğe sahip olduğu halde (yani  gücü yettiği halde) haccetmezse, ha yahudi ha hıristiyan olarak ölmüş, farketmez.” (Tirmizi, Hac, 3) Bu hadiste o kişinin kafir olduğunu göstermez.Sadece hac kendisine farz olan ve bunu yerine getirmeyene şiddetli uyarı mahiyeti taşır.

 

8.Büyük günah : Anne babaya asi olmak.

”Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.” (İsra,23) Ayette ‘öf’ bile  demek yasaklanmıştır.Günümüzde anne-babasına asi olanlar bir kez daha düşünmelidir.

“Allah’ın rızası anne babanın rızasında, Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.” (Tirmizi,İbn hibban,Hakim demiştir ki bu hadis,Müslim’in şartlarına göre sahihtir.Bu hadisin şahidi de vardır.Şahidinde ‘taat’ kelimesi geçer.)

”Annesine veya babasına ağır söz (sövmek/beddua etmek) söyleyene Allah lanet etmiştir.”(İbn hibban,Sahih)

”Allah dilediği günahların cezalarını kıyamet gününe dek erteler ancak bir durum müstesna.Anne babaya asi olma günahının cezasında acele eder. (ahirete bırakmaz,dünyada ceza gelir.)” (Hakim/isnadı sahihtir.)

 

9.Büyük günah : Akrabalardan uzak durmak.

”… ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir.” (Nisa,1)

”Geri dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık bağlarını kesmeye dönmüş olmaz mısınız?” (Muhammed,22)

”Onlar, Allah’a verdikleri sözü yerine getiren ve sözleşmeyi bozmayanlardır. Onlar Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten, Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir. Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan ve kötülüğü iyilikle ortadan kaldıranlardır. İşte bunlar için dünya yurdunun iyi sonucu vardır.” (Ra’d,20-22)

”Akrabalık bağlarını kesenler cennete giremez.”Bu hadis de yukarıda geçenler gibi ,hakiki manada olmayıp,akrabalık bağlarını koparmanın büyük günah olduğunu ifade etmek için böyle söylenmiştir. (A.B.Hanbel;Buhari,Edep,11;Müslim;Ebu davut;Taberani,Mucemul kebir…)  ”Allah’a ve ahiret gününe inanan akrabasını gözetsin.” (Buhari;Ebu davut;Tirmizi)

 

10.Büyük günah : Zina

”Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.” (İsra,32)

”Onlar, Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar.” (Furkan,68)

”Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüzer değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah’ın dini(nin koymuş olduğu hükmü uygulama) konusunda onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.” (Nur,2)

Ulema demiştir ki bu yüz sopa,onların dünyadaki cezalarıdır,tabi bunlar evli değilseler.Evliyseler ve zina etmişlerse bu durumda dünyadaki cezaları recm (taşlanarak öldürülmek) edilmektir.

Abdullah b. Abbas (r. anhümâ), Hz. Ömer’in minberde şöyle dediğini rivâyet etmiştir:

“Cenab-ı Allah Muhammed (s.a.s)’i hak ile göndermiş ve O’na Kitab’ı indirmiştir. Recm ayeti de O’na indirilen ayetlerden idi. Biz bu ayeti okuduk, ezberledik ve anladık. Resulullah (s.a.s) recmi uyguladı, ondan sonra biz de uyguladık”. Korkarım, zaman geçince birileri çıkıp “Biz Allah’ın kitabında recmi bulamıyoruz” der ve Allah’ın indirdiği bir farzı terkederek sapıklığa düşerler. Şüphesiz recm, Allah’ın kitabında, evli olmak, şahit, gebelik veya ikrar bulunmak şartıyla, zina eden kimse aleyhine bir haktır” (Müslim, Hudûd, 15)

”Zinakar , zina ettiği esnada mümin değildir…” Bu hadis de yukarıdakiler gibi hakiki manada değildir.Zinanın büyük günah olduğuna dikkat çekmek/sakındırmak içindir.(Buhari,Müslim,Ebu davut,Nesai)

 

11.Büyük günah : Livata

”Onlar, “İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne istediğimizi çok iyi biliyorsun” dediler. (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.”(Hud,79,82-83)

”Allah,Lut peygamberin kavminin fiilini yapanları lanetledi.” peygamberimiz bu cümleyi üç kez tekrarlamıştır.(İbn Mace,Tirmizi/Hakim hadis için isnadı sahih demiştir.)

”Kim Lut peygamberin kavminin amelini yapanları bulursa/görürse ; yapanı da yaptıranı da öldürsün.” fıkıh usulunde beyanedildiği üzere bu emir,devletedir.Bu eylemi gören her birey öldürme eylemini gerçekleştiremez,aksi taktirde kaos oluşurdu. (Ebu davut,Tirmizi,İbn mace)

 

Diğer büyük günahlar :

 

12-Faiz yemek

13-Yetim malı yemek ve yetime zülüm etmek

14-Allah ve resulu üzerine yalan söz isnat etmek.

15-Savaştan kaçmak…

 

Kaynak : Bu yazı,Zehebi’nin el Kabair adlı kitabından tercüme yolu ile oluşturulmuştur.Zehebi bu kitabında 70 adet büyük günah sayar.

Oruç Çeşitleri

Sekiz türlü oruç vardır:

  1. Faz olan oruçlar:Ramazan orucu.
  2. Muayyen zamanda olmayan farz oruçlar:Kaza ve kefaret oruçları
  3. Vacip oruçlar:Muayyen zamanda olur. Belli bir zamanda,bir gün veya birkaç gün oruç tutmayı adanması durumunda tutulacak oruçtur.
  4. Gayr-i muayyen oruçlar:Herhangi bir gün veya birkaç gün oruç adamak gibi.
  5. Sünnet olan oruçlar:Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu günlerinde oruç tutmak gibi
  6. Müstehab olan oruçlar:Her kameri ayın 13,14 ve 15.günleri oruç tutmak gibi
  7. Haram olan oruçlar:Ramazan bayramının 1.günü ile Kurban bayramının dört gününde oruç tutmak
  8. Mekruh olan oruçlar:Muharrem ayının yalnız 10.günü,yalnız cuma veya cumartesi günü,Nevruz ve Mihrican günleri,bütün sene her gün oruç tutmak ve konuşmamak şartıyla oruç tutmak mekruhtur.