Kategori arşivi: RAMAZAN-I ŞERİF

Ramazan

Efendimiz(s.a.v)’in Kronolojik Hayatı

M.S. 571 – Fil Olayı. Habeşistan’ın Yemen Valisi Ebrehe, Kâbe’ye saldırdı.

20 Nisan 571 – İnsanlığın en büyük önderi Hz Muhammed (s.a.v.) doğdu.

575 –   Süt annesi Halime’nin yanında dört sene kaldıktan sonra ailesine geri döndü 

576 – Annesi Amine ve hizmetçileri Ümmü Eymen ile birlikte Medine’ye gidip babasının mezarını ziyaret etmesi ve dönüşte Ebvâ’da annesinin vefâtı.

578 Peygamber Efensimiz’in Dedesi Abdulmuttalib’in vefatı ve amcası Ebû Talib’in himâyesine girmesi.

583 – Amcası Ebû Talib ile Suriye’ye ticaret kervanıyla gitmesi ve Busra’da Bahîra’nın, bu genç çocuğun beklenen son peygamber olabileceğini sezmesi.

588 – Diğer amcası Zübeyr ile Yemen seyahati.

591 – Kureyş-Hevâzîn arasında dört yıl süren Ficar harbinde tarafsız kalması ve Hılf’ûl Fudûl Cemiyeti‘ne girmesi, bununla hep iftihar etmesi.

595 – Hz. Hatice’nin kervanını Şam’a götürmesi, Meysere’nin Hz. Muzammed (asv)’e hayranlığı.

596 – Hz. Hatice ile evlenmesi, Ebû Talib’in nikâh töreninde konuşması.

598 – Oğlu Kasım’ın doğması. (Kendisine Ebul Kasım denilmesi).

599 – Hz. Ali’nin doğması.

600 – Kızı Zeyneb doğdu,

604 – Kızı Rukiye doğdu,

608 – Kızı Ümmügülsüm doğdu.

608 – Muhammed’ül Emîn denilen Hz. Muhammed’in Kâbe hakemliği.

610 – Hira mağarasında (Ramazan ayında Kadir Gecesi’nde) ilk vahyin gelişi, peygamber oluşu. En yakınlarını İslâm’a davet etmesi. Hz. Hatice, Hz. Ebubekir, Hz. Ali ve Hz. Zeyd’in Müslüman olmaları. 
        – Kızı Hz. Fatma’nın doğumu.

613 – Üç yıl gizli davetten sonra Safâ Tepesi’ne çıkıp açıktan davete başlaması.

615 – Müşriklerin ağır baskıları üzerine Hz. Osman liderliğindeki 14 Müslümanın Habeşistan’a hicreti. Putperest müşriklerin zulüm ve işkencelerini iyice artırmaları üzerine Müslümanların Dâr’ul Erkam’a sığınmaları.

616 – Hz. Hamza ve Hz. Ömer’in Müslüman olmaları.
        – İran Hükümdârı Perviz’in, Suriye ve Mısır’ı zabtetmesi.

617 – Hz. Ali’nin ağabeyi Cafer- i Tayyar liderliğindeki (13 kadın, 77 erkek) 90 Müslümanın ikinci Habeşistan hicreti. Müşriklerin muhacirleri geri istemesi.
        – Habeş Necâşî’sinin, Hz. Câfer’in okuduğu ayetlerden etkilenerek, bunu reddetmesi.
        – Kureyş kabilesinin Haşimoğulları’yla münâsebeti keserek boykot ilanı.

619 – Kureyş’in üç senelik ablukayı kaldırması. Hz. Hatice ve hemen peşinden Ebû Talib’in vefatı. Müslümanların sevinçle üzüntüyü bir arada tatması (Hüzün Yılı).

620 – Peygamberimiz (asv)’in İslâm’a davet için Taif’e gitmesi. Ağır hakaretlere uğrayarak Mut’im bin Adiy himâyesinde geri Mekke’ye dönmesi.
        – İsrâ ve Mi’rac Olayı. Allâhu Zülcelâl’in Peygamberimizi onurlandırması.
        – Peygamberimiz (asv)’in hac münâsebetiyle dışarıdan gelen yabancılarla görüşmesi.
        – I. Akabe Biatı. Medineli (Yesribli)12 kişinin müslüman olması. Beş vakit namaz farz kılındı.

621 – II. Akabe Biatı. Peygamberimiz (asv) geçen yıl Medinelilere İslâm’ı ve Kur’an’ı öğretmek için Mus’ab b. Umeyr’i göndermişti. Mus’ab’ın gayretiyle 75 kişilik Evs ve Hazreçli, Peygamberimizle gizlice buluştu, O’nu Medineye davet etti.

622 – Hz. Muhammed (asv)’in, dostu Hz. Ebû Bekir’le Mekke’den Medine’ye hicreti.  Hicrî takvimin başlangıcı.
       – Rasûlullah (asv)’ın Kuba Mescidi’ni yaptırması. Ranuna vadisinde ilk Cuma namazını kıldırması ve ilk hutbeyi okuması. Neccâr oğullarının Rasûlullah (asv)’ı Medineye götürmesi.
       – Ebû Eyyûb el Ensârî’nin evinde yedi ay misafir kalması.
       – Muhacirlerle Ensar arasında kardeşliğin kurulması.
       – Mekke’de nişanlandığı, Hz. Ebubekir’in kızı Hz. Aişe ile evlenmesi.
       – Bizanslıların Suriye ve Mısır’ı İran’dan (Sâsânîler’den) geri alması.

623 – Medine’de Mescid-i Nebevî’nin ve Hâne-i Saâdet’in yedi ayda inşâsı.
       – Ezanın meşrû kılınması. İlk nüfus sayımı.
       – Mescidin önünde fakirleri barındırmak için Suffa yapılması.
       – Kıblenin Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dan, Mekke-i Mükerreme’deki Kâbe-i Muazzama’ya çevrilmesi.
       – Müslümanlarla Yahudiler arasında vatandaşlık antlaşması.
       – Medine İslam Şehir Devleti’ nin ilk anayasasının hazırlanması.
– Medine Şehir (site) Devleti’nin kurulması. Yönetimin başına Allah Rasûlünün geçmesi. (Müslümanlar hicretle; ezilen horlanan bir cemaatten devlete geçmişlerdi. Hz. Muhammed (s.a.v.) Mekke’de yalnızca bir peygamberdi. Şimdi ise hem peygamber, hem de bir devlet başkanı idi).
       – Cihada izin verilmesi.

624 – İslam’da ilk harb olan şanlı Bedir zaferi ve küfrün elebaşısı Ebû Cehil’in öldürülüşü (Yerine Ebû Süfyan’ın geçmesi).
       – Ramazan orucunun ve zekâtın farz kılınışı. İlk bayram namazı.
       – Peygamberimiz (asv)’in kızı ve Hz Osman’ın hanımı Rukiye’nin vefatı.
       – Peygamberimiz (asv)’in kızı Hz. Fatma ile Ebû Talib’in oğlu Hz. Ali’nin evlenmesi.
       – Yahudilerin Müslümanlara karşı düşmanca harekete başlamaları, münâfıkların türemesi.

625 – Uhud harbi, Hz. Hamza’nın şehid olması.
        – Hz. Hasan’ın doğumu (Ramazan ayında)
        – Peygamber Efendimiz (asv)’in Hz. Ömer’in kızı Hafsa ile evlenmesi.
        – Reci’ vak’ası: İslâm’a davet için çevre kabilelere gönderilen muallimlerden dördünün şehid edilmesi, Zeyd ve Hubeyb’in Mekkeliler’e satılması ve şehid edilmesi.
        – Bi’r-i Maûne faciası: Necid’e gönderilen yetmiş muallimin şehâdeti.
        – Benî Nâdir Gazvesi: Şımaran Yahudilerin sürgün edilmesi.
        – Hz. Hüseyin’in doğumu. (Şaban ayında)
        – Tercüme işlerinde Yahudilere güven kalmadığından Hz. Peygamber (asv)’in Zeyd b. Sabit’e İbrânice öğrenmeyi emretmesi.

626 – Dûmetü’l Cendel Gazvesi. Suriye’de toplanan eşkıyalar dağıtıldı.
        – Peygamberimiz (asv)’in Ümmü Seleme ile evlenmesi.
        – İçki ve kumarın haram kılınması.

627 – Hendek (Ahzab) Harbi: Medine’yi kuşatan müşriklerin perişan olmaları.
        – Hendek harbinde hainlik eden Benî Kureyza Yahudilerin cezalandırılmaları.
        – Peygamberimiz (asv)’in, halasının kızı Zeyneb ile evlenmesi.
        -Müreysî (Benî Mustalık) Gazâsı: Bu kabile Medine’ye saldırmak istediğinden susturuldu. Dönüşte ifk (Hz. Aişe’ye iftira) dedikodusu yayıldı.
        – Teyemmüm meşrû kılındı.

628 – Hudeybiye Antlaşması. Bazı şartları ağır görülen bu antlaşma Müslümanlar için siyâsî bir zaferdi. Çünkü, bu antlaşma ile Mekke müşrikleri İslam Devleti’ni resmen tanımış oluyorlardı. 10 yıllık ateşkes süresi içinde Peygamberimiz (s.a.v.) Kureyş tarafından emîn olarak tebliğ faaliyetlerini rahatça sürdürebilecekti. Bu sayede zamanın hükümdarlarını İslâma davet fırsatını buldu. Mektuplar göndererek onları İslâm’a çağırdı. (Bizans İmparatoru Heraklius’a, İran Kisrâsı Perviz’e, Mısır Azîzi Mukavkıs’a, Habeşistan Necâşîsi’ne, Yemen Vâlisi Bâzân’a, Bahreyn, Umman, Dımeşk (Şam) ve Yemâme emirlerine elçiler ve mektuplar gönderdi. Yemen Vâlisi, Bahreyn ve Umman emîri, Habeş Necâşîsi (gizli) Müslüman oldu. Heraklius ile Mukavkıs elçilere iyi davrandı.)
        – Hayber’in Fethedilmesi. Hz. Ali’nin dillere destan kahramanlıklar göstermesi, Yahudilerin baş cengâveri (savaşçısı) Merhab’ı bir hamlede yere sermesi.
        – Fedek Yahudileri’nin vergiye bağlanması.
        – Bir Yahudi kadının Hz. Muhammed (asv)’i (zehirli etle) zehirleme girişimi.
        – Peygamberimiz (asv)’in Hz. Safiyye ile evlenmesi.
        – Mut’a nikâhının yasaklanması.
        – Mekke’den Habeşistan’a göçmüş olan Müslümanların Câfer-i Tayyar başkanlığında Medine’ye dönmeleri. Necâşi tarafından Peygamberimize gıyaben nikâhlanan Ümmü Habibe vâlidemiz de bu kafiledeydi.
         – Bizans-İran savaşı. İran’da müthiş veba salgını.

629 – Hudeybiye Antlaşması hükümlerine göre Müslümanların Kâbe’yi ziyaret etmeleri (Umret’ül Kazâ).
        – Halid bin Velid ve Amr İbnü’l As’ın Müslüman olup Medine’de Müslümanlara katılması.
        – İran’ın Yemen Vâlisi Bazan’ın Müslüman oluşu.
        – Mu’te Harbi. İslam sancaktarı Zeyd bin Hârise, Cafer-i Tayyar ve Abdullah bin Revâha’nın peşi peşine şehit olmaları. Halid bin Velid’in askerî dirâyeti sayesinde üç bin kişilik İslam ordusunun, yüz bin kişilik Bizans ordusuna zor anlar yaşatması ve ordunun fazla zâyiat vermeden geri çekilmesi. Mu’te Savaşı, Suriye’de Müslümanların Bizans’la ilk karşılaşması idi.
         – Zâtu’s-Selâsil Olayı’nda Amr İbnü’l As’ın kumandanlık etmesi.

630 – Mekke’nin Fethi, Kâbenin putlardan temizlenmesi. Gâlibin, mağlupları toptan affederek dünyada eşine rastlanmayan bir büyüklük göstermesi. İşte İslâm İnkılâbı!..
        – Ebû Süfyan ve oğlu Muaviye’nin Müslüman oluşu.
       – Huneyn Gazâsı ve Evtas Savaşı.
       – Taif’in muhasarası, putlarının Ebû Süfyan ve Mugîre’nin eliyle yıkılması.
       – Savaş esirleri arasında (Halime’nin kızı) süt kardeşi Şeymâ’yı görünce serbest bırakması ve Hevâzîn heyetine bütün esirlerin serbest bırakıldığını bildirmesi.
       – Savaş ganimetlerinden müellefe-i kulûba (kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlara) hisse verilmesi.
       – Çevredeki bazı Arap emirliklerine elçiler göndermesi.
       – Kasîde-i Bürde şairi Kâ’b bin Züheyr’in Peygamberimiz (asv)’in huzuruna gelerek “Bânet Suâdü” diye başlayan meşhur kasîdesini okuması ve “Peygamber etrafı aydınlatan bir meşaledir, her fenâlığı kökünden kazıyan Allah’ın kılıçlarından biridir” beytini söyleyince Efendimiz (asv)’in çok memnun olması ve Hırka-i Şerîf’ini hediye etmesi.
       – Kızı Hz. Zeyneb’in vefatı. Eşi Mâriye’den oğlu İbrahim’in doğumu.
       – Mescid-i Nebevî’de üç basamaklı bir minber yapılması.
       – Tebük Seferi. Peygamberimiz (asv)’in son gazâsı. Bir çatışma olmadı ama çok zor şartlar altında dünyanın en büyük devleti olan Bizans’a karşı 30 bin kişilik bir ordunun gönderilebilmesi askerî ve siyâsî bir zaferdir.
       – Münafıkların Tebük Seferi’ne katılmaktan kaçınmaları ve toplandıkları fesat yuvası Mescid-i Dırar’ın yıktırılması.
       – Sulh ve sükûn devresi. Elçiler yılı (Senetü’l Vüfûd). Yetmiş kadar kabileye heyetler ve muallimler gönderilmesi, bütün kabilelerden gelen heyetlerin Müslüman olduklarını arz etmeleri.
       – Sevgili oğlu İbrahim’in vefatı. Necâşî için gâib namazı kılması.

631 – Hz. Ebubekir’in hac emirliği.

632 – Peygamberimiz (asv)’in (ilk ve son) Vedâ Haccı ve yüz bini aşkın hacıya yaptığı Vedâ Hutbesi. İnsan Hakları Evrensel Beyannâmesi’nden asırlarca önce insan haklarının ilânı.
       – Müslümanlığın hemen hemen bütün Arabistan’a yayılması. (M. Hamîdullah’ın tahminine göre Müslümanların sayısı bu sırada 400. 000 idi.)
       – Peygamberimiz (asv)’in Bakî Mezarlığı’na esrârengiz bir ziyaret yaparak âhirete göçmüş mü’minleri selamlaması ve şehidlere duası.
       – Vefâtından üç gün önce Hz. Ali ile Fahd’a dayanarak mescide gelip cemaata namaz kıldırması, ashâbına hayır temennîlerde ve son tavsiyelerde bulunması.

Fazîlet dolu nurlu bir hayattan sonra bu fânî âlemden ebedî âleme göç etmeleri ve ruhunun Refîk-i A’lâ’ya (Yüce Dost’a) yükselişi.

Salâtımız O’nadır, selâmımız O’na… Rabbim bizi şefaatından ayırmasın. (Amin)

Kaynak:Sorularlaİslamiyet

Lokman Hakîm’den Oğluna Nasihatlar

1. Ey babasının canı canım evlâdım, ciğerpârem; Hak Teâlâ Hazretleri’ni tanı.

2. Başkasına nasihat etmeden evvel, kendin o tavsiye edeceğin şeyle âmil ol.

3. Kendi ölçüne, bilgi ve haddine göre söz söyle.

4. Herkesin «kendine göre olan» kadrini bil.

5. Herkesin hakkına riâyet et.

6. Sırrını sakla.

7. Dostunu müşkül zamanda dene.

8. Dostunu ikbal/yükselme veya idbar/gözden düşme zamanında sına… 

9. Ahmak ve cahil kimseden uzak dur.

10. Aklı başında ve âlim olan dostu tercih et.

11. Hayırlı işler uğrunda gayret sarf etmekten geri durma.

12. (Eğitimsiz ve ham) kadınlara güvenme.

13. Bir tedbir alacağın zaman, ahlâk ve bilgi sahibi kimseye danış.

14. Delil ve ispatını hazırladıktan sonra, söz söyle.

15. Gençlik zamanını ganimet bil.

16. Bilhassa gençlik zamanında, iki cihana (dünyaya ve âhirete) ait işlerin dürüst olsun.

17. Dostlarına ve ahbaplarına saygı ve ikram göster.

18. Dostlara da düşmanlara da güler yüz göster.

19. Anayı ve babayı ganimet bil (onlara saygı göstermekte ve hatırlarını hoş etmekte kusur etmeyip, tecrübe ve nasihatlerinden istifade et).

20. İyi bir üstâdı baba yerinde tut (ona karşı babana olduğu gibi, sevgi ve saygı besle).

21. Masrafını gelirine göre ayarla, (ayağını yorganına göre uzat!).

22. Her işte ortalama davran (ifrat ve tefrite sapma, mûtedil ol).

23. Cömertliği âdet edin.

24. Misafirine karşı ne hizmet gerekirse yerine getir.

25. Birinin evine misafir gittiğin vakit gözünü ve dilini sıkı tut. (Etrafa göz gezdirmekten ve gevezelikten sakın.)

26. Herkesle hoş geçin.

27. Çocuklarının talim ve terbiyesine dikkat et.

28. İmkân bulursan; ata binmeyi ve ok atmayı öğren.

29. Vücudunu ve üstünü-başını temiz tut.

30. Ayakkabını giyerken sağ ayağından ve çıkarırken sol ayağından başla.

31. Herkesle, kendi ölçüne (iş gücüne, yaşına, mevkiine, şahsî değerine göre) muamelede bulun.

32. Geceleri lâf ederken sessiz konuş, gündüzleri konuşurken etrafa göz gezdir. (Sırrına sahip ol)

33. Az yemeyi, az uykuyu ve az konuşmayı âdet edin.

34. Kendin için hoş bulmadığın şeyi başkalarına da revâ görme.

35. Yapacağın işleri bilerek ve düşünerek yap.

36. Bilmediğin şeyde ustalık taslama.

37. Kadına ve çocuğa sır söyleme.

38. Başkalarının refah ve saâdetine göz dikme.

39. Soysuz kimselerden vefâ umma.

40. Hiçbir şeye karşı kayıtsız davranma.

41. Olmayacak şeyi olur sanma (yarım kalmış bir işi olmuş sayma).

42. Bugünkü işi yarına bırakma.

43. Senden büyüklerle şakalaşma.

44. Büyüklerle konuşurken sözü uzatma.

45. Halka küstahlık isnad etme (kimseyi hor görme).

46. Sana arz-ı ihtiyaç eden kimseyi boş çevirme.

47. Eski münakaşaları anma.

48. Başkasının menfaatine ortaklık etme.

49. Malını dosta, düşmana teşhir etme (dosta, düşmana karşı malınla övünme).

50. Hısım, akraba ile alâkanı kesme.

51. İyi kimselerin aleyhinde söz söyleme.

52. Kendini beğenme.

53. Halkın ittifakla üzerinde durduğu şeye sen de uygunluk göster.

54. Parmaklarını ağzına, burnuna sürtüştürme.

55. Herkesin yanında dişlerini ayıklama.

56. Ağzını, burnunu sessizce temizle.

57. Esnerken ağzını elinle kapat.

58. Bir kimseye karşı üstünlük taslayarak çalım satma.

59. Parmağınla burnunu karıştırma.

60. Konuşurken, sözlerine alay ve düşük şaka nev’inden güldürücü lâflar karıştırma.

61. Bir kimseyi, başkasının yanında mahcup etme.

62. Kaş, göz işaretiyle; şunu-bunu yere serecek veya küçük düşürecek harekette bulunma.

63. Söylenen lâkırdının tekrarını isteme.

64. Gülünç söz söylemekten çekin.

65. Başkasının yanında, kendini veya ailenden birini methetme.

66. Kendini kadınlar gibi süsleme.

67. Çocukların keyfine uyma.

68. Diline sahip ol.

69. Söz söylerken ellerini oynatma.

70. Herkese karşı saygılı davran.

71. Kötü kimselerle arkadaş olma.

72. Ölen bir adamı zemmetme.

73. Elinden geldiği kadar kavga ve nizâdan çekin.

74. Kuvvetini denemeye çalışma.

75. İyiliği tecrübe edilmiş şeyler (veya insanlar) hakkında sû-i zanda bulunma.
76. Kendi ekmeğini başkalarının sofrasında yeme.

77. Acele iş görme.

78. Dünya işleri için kendini fazla üzme.

79. Seni tanımak istemeyen kişiyi sen tanı.

80. Öfkelendiğin zaman sözünü tartarak söyle.

81. Burnunu, elbise kolu ile silme.

82. Herkesin karşısında yemek yeme.

83. Yolda giderken büyüklerin önünde yürüme.

84. Bir kimse konuşurken araya lâf karıştırma.

85. Güneşin doğacağı vakitlerde uyuma.

86. Başını dizlerinin üzerine koyma.

87. Sağa-sola bakma, daima önüne bak.

88. Mümkün olduğu kadar, eyersiz ve koşumsuz çıplak ata binme.

89. Misafir yanında bir kimseyi azarlama.

90. Misafire iş buyurma.

91. Deli ve sarhoş adama lâkırdı söyleme.

92. İşsiz, güçsüz, serseri adamların yanında oturma.

93. Kâr ve ziyan kaygısıyla kimseye yüzsuyu dökme.

94. Hem fodul, hem kibirli olmaktan sakın.

95. Kimsenin düşmanlığını celbetme.

96. Kavga ve gürültüden uzak dur.

97. Daima yanında para ile çakı, bir de parmağında yüzük bulunsun. Bunlarsız gezme.

98. Kendini küçük düşürüp, horlatacak dereceye varmamak şartıyla herkese karşı nezaketle muamele et.

99. Tevâzudan ayrılma.

100. Ömrün oldukça Hazret-i Allâh’a sıdk u ihlâs ile müteveccih ve mütevekkil ol.
– See more at: http://www.yuzaki.com/content/view/2632/9/#sthash.xrP7lb5I.dpuf

Ramazan Orucunun Sünnetleri

* Sahura yapmak

* Sahur yemeğini imsak vaktinin sonlarına doğru getirmeye çalışmak

* İftarı yemeği konusunda acele etmek.

*İftara başlarken hurma veya su ile açmak.

*Orucumuzu açarken şu duayı okumalıyız:“Allâhumme leke sumtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu ve alâ rızkıke eftartu veli savmi ğadin neveytu fağfir limâ kaddemtu vemâ ahhertu.”

 Anlamı: “Allah’ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla.”

* Fakirlere,yetimlere,kimsesizlere,komşulara,akrabalara ifter yemeğine davet etmek veya göndermek.

Peygamber Efendimiz (asm), “Oruçluya iftar ettiren kimse, oruçlunun sevabında bir eksilme olmaksızın, oruçlunun alacağı sevap kadar sevap alır” buyurmuştur.[1]

* Gıybet,dedikodu,yalan,iftiralardan,kişileri azarlamaktan,küfürden uzak durmak. Orucumuzu bütün organlarımızla tutmak.

Peygamber Efendimiz (asm), “Hiçbiriniz oruçlu iken kötü söz söylemesin. Bağırıp çağırmasın. Kendisine ağır sözler söyleyen birisine dahi sadece, ‘Ben oruçluyum!’ desin” buyurmuştur.[2] 

* Kur’ân okumak

* Salavat getirmek

*Sadaka vermek

Kaynaklar:

1- Tirmizî; 2- Buhârî, Müslim

Ramazan Cehennemden Kurtuluştur

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhtan, Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellemin şöyle buyurduğu rivayet edildi:

Ramazan ayının ilk gecesi olunca Allah yarattıklarına rahmet nazarıyla bakar.

Hangi kula Allah rahmet nazarıyla bakarsa, ona ebedî olarak azap etmez.

Ramazan’ın her gününde Cehenneme gitmeyi hak eden bir milyon kişiyi Allah Cehennemden kurtarır.

Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi olunca melekler dalgalanır ve Cebbar olan Allah Teâlâ hiçbir kimsenin anlatamayacağı şekilde nuru ile tecelli eder ve ertesi gün bayram yapacak olan meleklere şöyle seslenir:

“Ey melekler topluluğu! İşini tam yapan işçinin ücreti nedir?”

Melekler:

“Ücreti tam verilir” derler.

Bunun üzerine Allah Teâlâ:

“Sizi şahit tutuyorum ki, onların hepsini bağışladım” buyurur.

 

Kaynak: et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2:434

Cennetin Süslendiği Ay

İbni Abbas Radiyallâhu Anhüma, Hz. Peygamber Sallallâhu Aleyhi Vesellemden şöyle işittiğini rivayet ediyor:

Şüphesiz ki, Cennet, bir sene boyunca Ramazan ayının girmesi için süslenir.

Ramazan’ın ilk gecesi olunca “Müsire” denilen bir rüzgar, Arş’ın altından eser.

Cennet ağaçlarının yaprağı ve kapılarının halkaları şiddetle sallanır ve bundan dolayı tatlı bir ses işitilir ki, dinleyiciler bundan daha güzelini hiç işitmemişlerdir.

Böylece Cennet hurileri meydana çıkıp Cennetin en yüksek yerinde dururlar ve şöyle seslenirler:

“Evlenmek isteyen yok mu?” Allah onu evlendirir.

Sonra huriler derler ki:

“Ey Cennetin bekçisi! Bu gece nedir?” Bekçi saygıyla cevap verir:

“Bu gece, Ramazan ayının ilk gecesidir. Muhammed’in Sallallâhu Aleyhi Vesellem ümmetinden oruç tutanlar için Cennetin kapıları açıldı.”

Sonra Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem buyurdu ki:

Allah (Azze ve Celle) şöyle buyurur:

“Ey Rıdvan (Cennetin bekçisi)! Cennetlerin kapılarını aç ve ey Malik (Cehennemin bekçisi)! Cehennemin kapılarını Muhammed Sallallâhu Aleyhi Vesellemin ümmetinden oruç tutanlara kapat!

“Ey Cebrail! Yeryüzüne in, şeytanların azgınlarına kelepçe vurup zincirlerle bağla, sonra onları denize at ki, Sevgili Ha bi bim Muhammed’in (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) ümmetinin oruçlarını ifsat etmesinler.”

Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem daha sonra şöyle buyurdu:

Allah (Azze ve Celle) Ramazan ayının her gecesinde, bir münâdiye (çağrıcıya) üç defa şöyle nidâ etmesini (seslenmesi ni) söyler:

“Bir şey isteyen yok mu, isteğini vereyim.

“Hiç tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim.

“Mağfiret dileyen yok mu, bağışlayayım.

“Kim fakire değil, zengine; zalime değil, vefakâra borç verecek?”

Resul-i Ekrem Sallallâhu Aleyhi Vesellem devamla şöyle buyurdu:

Ramazan ayının her gününde iftar anında Allah (Azze ve Celle) hepsi de Cehennemi hak etmiş olan bir milyon kişiyi Cehennemden kurtarır. Ramazan ayının son günü olunca Allah Teâlâ ayın başından sonuna kadar Cehennemden kurtardığı kimselerin toplamı kadarını daha kurtarır.

Kadir Gecesi olunca Allah (Azze ve Celle) Cebrail’e (Aleyhisselâm) emreder. Cebrail Aleyhisselâm meleklerle beraber yanlarında yeşil bir sancakla yeryüzüne inerler. Sancağı Kâbe’nin üzerine dikerler. Bu sancağın yüz kanadı vardır. Bunlardan ikisi bu gecenin dışında açılmaz.

Cebrail Aleyhisselâm o iki kanadı bu gece açar ki, bunlar doğudan batıya ulaşır. Cebrail Aleyhisselâm bu gece melekleri teşvik eder. Onlar da her ayakta durana, oturana, namaz kılana ve zikredene selâm verirler ve onlarla musafaha ederler, tokalaşırlar. Yaptıkları dualara “Âmin” derler.

Bu iş, tan yeri ağarıncaya kadar devam eder. Tan yeri ağarınca Cebrail Aleyhissalâm:

“Ey melekler topluluğu! Gitmeye hazırlanınız” der.

Melekler:

“Ya Cebrail, Allah Teâlâ Muhammed’in (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) ümmetinden olan mü’minlerin ihtiyaçlarını ne yaptı?” derler.

Cebrail Aleyhisselâm şöyle cevap verir:

“Allah Teâlâ, bu gece onlara rahmet nazarıyla baktı ve onları affedip bağışladı. Ancak dört grup hariç.”

Râvi der ki:

“Ya Resulallah! Onlar kim?” dediğimizde, buyurdu ki:

“İçki içmeye devam eden, ana-babasına âsi olan, akrabalık bağlarını gözetmeyen ve müşahin.”

“Ya Resulullah! ‘Müşahin’ nedir?” dedik:

“İnsanlar arasındaki dostluk bağlarını kesen, fitne ve fesat çıkartan kimsedir” buyurdu.

Bayram gecesi olunca, bu geceye mükâfat gecesi ismi verilir. Bayram sabahı olunca Allah (Azze ve Celle) melekleri her memlekete gönderir. Yeryüzüne inerler, sokak başlarını tutup insanların ve cinlerin dışındaki bütün yaratıklara işittirecek bir sesle bağırıp:

“Ey Muhammed ümmeti! Çok ihsan eden ve büyük günahlarınızı bağışlayan Rabbinizin huzuruna çıkınız” derler.

Onlar namazgâhlarına çıkınca Allah (Azze ve Celle) melek lere:

“İşini yapan işçinin mükâfatı nedir?” diye sorar.

Melekler:

“Ey yüce Allah’ımız ve Mevlâmız! Onun mükâfatı ve ücretini tam olarak vermendir” derler.

Bunun üzerine Allah Teâlâ:

“Ey meleklerim! Sizi şahit tutuyorum ki, Ben onlara Ramazan ayındaki oruçlarının ve namazlarının sevabı olarak rızamı ve mağfiretimi verdim” dedi ve sonra şöyle buyurdu:

“Ey kullarım! Benden isteyiniz. İzzetim ve Celalim hakkı için bugün Benden âhiretiniz için biriktirmek üzere ne isterseniz mutlaka veririm. Dünyanız için istediğiniz şeyde de size bakarım.

“İzzetim hakkı için siz Benim rızamı gözettiğiniz müddetçe, Ben de sizin hatalarınızı örterim.

“İzzetim ve Celalim hakkı için hak sahipleri ve idareciler önünde sizi rezil ve rüsvay etmem.

“Siz Beni razı ettiniz, Ben de sizden razı olduğum halde bağışlanmış olarak dönünüz.”

Bu sebeple melekler sevinir ve Ramazan sonunda iftar et tiklerinde Allah’ın (Azze ve Celle) bu ümmete vereceği mükâfatı müjdelerler.

Kaynak: et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2:439

İftar Vermenin Sevabı

 Zeyd ibni Halid el-Cüheni Radiyallâhu Anh rivayet ediyor:

Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

“Kim bir Müslüman kardeşine iftar vakti yemek yedirirse, onun sevabı kadar da kendisine sevap yazılır. Yemek yedirdiği kimselerin sevabından da hiçbir şey eksilmez.”[1]


Bir kardeşimizin iftar davetine gidip, yiyip içtikten sonra ona dua etmek de bir sünnettir.

Nitekim Abdullah ibni Zübeyr Radiyallâhu Anhın anlattığına göre, Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, Sa’d ibni Muaz Radiyallâhu Anhın evinde iftar yapmış ve onlara şöyle dua etmişti:

“Eftara indekümü’s-sâimûne ve ekele taâmekümü’l-ebrâru ve sallet aleykümü’l-melâike. (Yanınızda hep oruçlular iftar etsin. Yemeğinizi iyi insanlar yesin. Melekler de size dua ve istiğfarda bulunsun.)”[2]


Ramazan’da iftar verene meleklerin duası

Ebu’ş-Şeyh, İbni Hıbban’ın bir rivayetinde Resulullah Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

“Ramazan ayında kim helal kazancından bir oruçluyu iftar ettirirse, Ramazan’ın bütün gecelerinde melekler ona dua eder ve Kadir Gecesinde Cebrail Aleyhisselâm onunla musafaha eder (tokalaşır). Cebrail Aleyhisselâm kiminle musafaha ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır.”

Ravi der ki:

“Ya Resulallah! Oruçluyu iftar ettirecek bir şeyi yoksa ne yapacak? Bana bildir” dediğimde:

“Bir avuç yiyecek de yeterlidir” buyurdu.

Ben, “Bir lokma ekmek de bulamazsa?” deyince:

“Birazcık su ile karıştırılmış süt ikram eder” buyurdu.

Ben, “Yanında o da yoksa?” deyince:

“Bir içim su” buyurdu.[3]

 

Kaynaklar:

[1]Tirmizî, Savm: 82; İbni Mâce, Sıyam: 40
[2]Müsned, 3:138
[3]et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2:431

Ramazan Sabır Ayıdır

Abdullah ibni eş-Şıhhir Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyuruyor:

“Sabır ayı olan Ramazan’ın ve her ayın üç gününün orucu kalpte bulunan bütün kötülükleri giderir.”[1]


Başka bir hadis-i şerifte “Oruç sabrın yarısıdır”[2]buyurulmuştur.

Kaynaklar:

[1]Müsned, 5:363
[2]Ken zü’l-Ummâl, 8:444

Oruç Sağlık Sigortasıdır

Ebu Hüreyre Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:

“Oruç tutunuz, sağlıklı olursunuz.”[1]


Hz. Ali Radiyallâhu Anhın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuşlardır:

“Allah Tebâreke ve Teâlâ, İsrailoğulları peygamberlerinden bir peygambere şöyle vahyetti:

“Kavmine bildir, hangi kul, bir gün oruç tutarsa, ben onun cismine sağlık ve âfiyet veririm, mükâfatını da büyütürüm.”[2]

 

Kaynaklar:

[1]et-Tergib ve’t-Terhib, 2:83

[2]Kenzü’l-Ummâl, 8:447